Büşra Aydın

Büşra Aydın
@busraydbn
Altı çizili satırlarımın dijital arşivi
Birçok insan belli zorluklarla sınanmadığı için kendini masum zanneder. Senai Demirci'den duymuştum, "Sınanmadığım günahın masumu sayma kendini," diye. Birçok insan imkânı olmadığı için kötülük yapamaz, hatta cehennemden ve Allah'tan korktuğu için kötülük yapamaz. Onu sınırlayan bir şey vardır ve ancak o sınır ortadan kalktığı zaman o insanın gerçek yüzünü görme şansı bulursunuz. Birçok insan da pek çok şeyi parasızlıktan yapamaz. Maalesef çoğu zaman insan eşine bile başka şansı olmadığı için sadık kalabilir. O yüzden servet büyük bir imtihandır. Bizim gerçekten ne olduğumuzu bize gösteren ağır bir sınav.
Sayfa 200·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tevafuk eseri karşıma çıkan o cümle
Hayatımızda hiçbir şeye mahkûm olmadığımızı arada bir kendinize hatırlatmamız gerekiyor. Mahkûm olduğumuz tek şey kendi zihinsel ezberlerimiz.
Sayfa 191 - Alfa Yayınevi·Kitabı okudu
Bir şeyden zevk alıyorsak onu sorgulamamız gerekir. İslam literatüründe de vardır; "Ağızdaki tat duygusu bir kapıcı gibidir, " derler, sürekli kapıcıyı memnun edeceğim diye yersen sarayı çöpe çevirirsin.
temsili aşk
Bir insan, bir lider üzerinden bir fikre bağlanmak, bir kadın ya da erkek üzerinden aşka bağlanmak, bir maaş ya da bir diploma vs. nedeniyle bir meşgaleye bağlanmak... bunların hepsi temsili olandır. Buna "temsili aşk" deniyor; bizim literatürde bir insana âşık olunmaz. Aslında bir insana âşık olmanın nedeni, senin daha büyük bir şey olma arzundur; varlığını güncelleme, gerçekleştirme ve yükseltmeye duyduğun ihtiyaçtır. Onun için bahanelerden bir tanesi insandır, bir fikirdir, bir yoldur, bir meşgaledir, herhangi bir şeydir. Dolayısıyla bunları başlangıç, giriş kapısı gibi düşünmek gerekir. Sonra olgunlaştıkça konunun o olmadığını anlamamız önemlidir. Uzun vadede iyi bir şey değil. Giriş kapısından geçersin, evet, oraya ihtiyacın vardır ama mevzu kapı değildir. İçeride ne olduğuyla ilgilenmen gerekir
Sayfa 154·Kitabı okudu
Partizanlık
Beyin araştırmalarının siyasi partilere oy veren ve vermeyenlerle yaptığı araştırmalarda ilginç göstergeler var. Amerika'da çok yapıyorlar bu tip araştırmaları çünkü görünürde iki parti var, ya Cumhuriyetçiler ya Demokratlar. Bu ikisi uygulamada birbirinden çok farklı değilse de söylem olarak alında farklı görünüyorlar. Bir grup daha otoriter ve muhafazakâr, yabancılara daha kapalı; siyasete ilgisiz insanlarla bu iki grubu karşılaştırdığında, her iki grubun da beyninin birbirine benzer çalıştığını görüyorsun. Siyaseten taraf olmayanlarınsa çok çok farklı çalışıyor bunlardan. Siyaseten bir yere taraf olanlara deneyde siyasi söylemler veriliyor ve liderler gösteriliyor. Siyasetle ilgili bir şeyler, siyasi bir uyarı aldıklarında onu değerlendirmek için kısa yolları var. X partisinin taraftarına, X partisinden bir şey geldiği zaman denek "Kesin iyidir!" diyor ve bunu derken beyni hemen hemen hiç çalışmıyor ama siyaseten tarafsız denekler, bir şey söylendiğinde akılla mantıkla değerlendirmeye uğraşıyor. Özetle, siyasi bir konuda taraf olan insanın siyasi söylem duyduğunda beyni dinlenme moduna geçiyor ama taraf olmayan insanın kafası karışıyor ve analiz yapmaya başlıyor. Bilirsiniz bizim kültürde bir söz vardır, "Bitaraf olan bertaraf olur," diye.
Sayfa 154·Kitabı okudu