Büşra Aydın

Büşra Aydın
@busraydbn
Altı çizili satırlarımın dijital arşivi
Aşağıda sıkça rastlanan diğer hasta sevgiler anlatılacaktır. Fakat bu kez hastalığın kökündeki çocukluk etmenlerinin çözümlenmesine gidilmeyecek. Sık sık rastlanan «büyük aşk» diye anlatılan (çoğunlukla film ve romanlara konu olan) bir yalancı sevgi biçimi de «putlaştırıcı sevgidir» Eğer kişi kendi güçlerinin üretici bir biçimde dışarı taşmasıyla bir özdeşlik, bir benlik duyacak düzeye gelmemişse, sevdiği kişiyi «putlaştırmak» ister. Kendi göçlerine yabancılaşmış ve onları sevdiği kişide arar, ona tapar, onu tüm mutluluğun, ışığın, sevginin kaynağı olarak görür. Bu süreçte kendini tüm güçlerinden yoksun bırakır, sevdiği kişide kendisini bulacağı yerde onda kendini yitirir. Hiçbir put kendisine tapan kişiye kendinden beklenenleri veremeyeceği için gecen zamanla birlikte düş kırıklıkları başlar ve çare olarak yeni bir put aranmaya başlanır. Bu tür patlaştırıcı sevgide özellik, sevginin birden doğması ve ilk anlarında çok şiddetli olmasıdır. Pullaştırıcı sevgiler gerçek büyük sevgilermiş gibi tanımlanırlar, oysa bîr yandan sevginin yoğunluk ve şiddetinin derinliğini ifade ederken diğer yandan puta tapanın açlığını ve umutsuzluğunu gösterir. İki kişinin birbirlerine karşılıklı tapmalarının ender görülen bir şey olmadığını söylemeye gerek yok. Bazı hallerde bu tutum uç noktaya vararak iki kişilik çılgınlık halini alır.
Sayfa 99·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Herkes birbirine olduğunca yakın olmaya çaba harcarken diğer yandan kendini tümüyle yalnız hisseder, tekbaşınalığın herzamanki sonucu olan derin bir güvensiz­lik, huzursuzluk, ve suçluluk duygusuna gömülür. Uygarlığımız kişinin bu tekbaşınalığını bilince çıkartmasını engelleyecek birçok oyalayıcı şeye sahiptir: her şeyden önce sıkıca düzenlenmiş ve makineleştirilmiş çalışma düzeni insanı en temel insanca isteklerinden, kendini aşma ve bir olmadan habersiz kılar. Bu tekdüzelik insanda bir doyum yaratmadığı için insan bu bilince çıkartamadığı sıkıntıdan eğlenceyle, eğlence sanayisinin ona sunduğu müzik ve filmlerle kurtulmayı dener, bundan başka eski eşyaları değiştirip durma­dan yeni birşeyler alarak kendini avutur. Çağdaş in­san Huxley’in Cesur Yeni Dünya'da çizdiği tipe çok benzemektedir: karnı tok sırtı pek, cinsel yönden doygun kişiliği gelişmemiş, çevresindeki insanlarla son derece düzeyli ilişkiler kuran, Huxley’in sıraladı­ğı «Birey hissederse toplum sendeler» ya da «Bugün sahip olabileceği eğlenceyi yarına bırakma» bir de hepsini bastıran, «Bu günlerde herkes mutlu» slogan­larıyla yönlendirilen bir kişidir o. Günümüzde insanla­rın mutluluğu «eğlenmeye» dayanmakta, eğlenmenin altındaysa «almanın», tüketmenin doygunluğu yatmak­tadır.
Sayfa 88 - Say·Kitabı okudu
"Apâşikarsın ama gizlisin, can içindesin ama candan münezzehsin. Her şey sensin, hiçbir şey sen değil." Feridüddin Attar
"Hangi müşkildir ki himmet olsun, âsân olmasın/Hangi dehşettir ki insandan hirâsân olmasın?" diyor Mehmet Akif. Bugünkü dilde karşılığı şu: "Hangi zorluktur ki birleşip biz onu aşamayalım ve hangi korkunç durum olsun ki insanı görünce korkup kaçmasın?"
Sayfa 226·Kitabı okudu

Büşra Aydın

, bir kitap okudu
Puan vermedi·64 syf.·
2025 18. kitabı
Frank Tashlin
9.1/10 · 487 okunma