Bir başka hasta sevgi biçimi de insanın kendi sorunlarından kaçmak için "izdüşümü metodunu" kullanarak «sevdiği» insanın eksik ve zayıf yanlarıyla ilgilenmesidir. Bu durumda bireyler grupların, ulusların, dinlerin davrandıkları gibi davranırlar. Kendi kusurlarını aptalca bir neşeyle göz yumarken, karşısındaki insanın en ufak kusuruna bile çok büyük duyarlılık gösterirler. Her zaman diğer kişiyi düzeltmeye ve suçlamaya çalışırlar. Eğer her iki kişi de böylesi davranış içine girerlerse, sevgi bağlılığı karşılıklı suç atma edimine dönüşür. Bir başka suç atma biçimi, suçu çocuklara atmaktır. Her şeyden önce bu tür suç atmalar çocuklara yönelen dileklerde ortaya çıkar. Kendi hayatına bir anlam kazandıramadığını anlayan bir kişi bu eksikliğini, çocuklarının yaşamını değerlendirerek gidermek ister. Ne var ki kendisi başarısızlığa uğrayacağı gibi, çocuklarını da peşinden sürükler. Çünkü varlık sorunu ancak kişinin kendisi tarafından ve kendisi için çözümlenebilir, birisinin yerine başkası çözemez. Anne ya da baba da başarısızlığa uğrayacaklardır. Zira bu soruna kendileri için bir çözüm bulamadıklarına göre çocukları için bulabilmeleri olanaksızdır. Mutsuz bir evliliğe son verme sorunu, ortaya çıktığı zaman da çocuklar, suçun üzerlerinden atılması için kullanılır. Anne ya da babanın burada hemen sarılıverdikleri şey, ayrılmalarını engelleyen nedenin çocuklarının «yuvasız» kalma olasılığıdır. Ne var ki herhangi bir detaylı araştırma aile içindeki mutsuz ve gergin havanın çocuk üzerinde kesin ayrılmadan daha olumsuz etki yaptığını gösterecektir. Ayrılma, çocuklara hiç değilse dayanılmaz derecede kötü koşulların insanın gözüpek bir kararla sona erdirebileceğini gösterir.
Burada sıkça rastlanan bir yanılmadan söz etmek gerekmektedir. Bu sevginin tüm çelişkileri kendiliğinden