Mustafa Kemal Paşa
- İsmet şimdi yazdıracağım cephe emrini tümenlere tebliğ edelim. Emrin esasını da bizzat anlatalım.
"Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh, bütün vatandır! Vatanın her karış toprağı, vatandaş kanıyla ıslanmadıkça, terk olunamaz. Onun için, küçük büyük her birlik, bulunduğu mevziden atılabilir; fakat, küçük büyük her birlik, ilk durabildiği noktada, tekrar düşmana karşı cephe teşkil edip muharebeye devam eder. Yanındaki birliğin çekilmeye mecbur olduğunu gören birlikler, ona tabi olamaz. Bulunduğu mevzide sonuna kadar azim ve mukavemete mecburdur."
Yıllarca Mekteb-i Harbiye'de öğretmenlik yapmış Asım Bey şaşkındır: " Cephesi yarılan tümen çekilmeyecek mi? Nasıl? Cephe hattı diye bir şey kalmaz, alaylar birbirine girer?! "
İsmet Paşa mütebessim, kurmay başkanına döner: " Sanırım ben anladım. Vatanını savunan askerin -cephem yarıldı, o halde ben yenildim- deme özgürlüğü var mıdır Asım Bey? Cephesi yarılsa bile, eğer hattaysa, dövüşebilmek için bir iki adım geri çekilip olduğu yerde savaşmaya devam edecektir. Kıtaların düzenini kaybettiği yerde biz cephe emriyle hatları düzenleriz."