Arkadaşlar merhaba,
Muhteşem Garsby kitabı birçok fikirle sonlandı zihnimde, çok şey dönüyor kafamda çoğu kabul ettiğim fikir yeniden haklı göründü bana. Nedir bu fikirler? Mesela saplantı kalmamaya çaba harcama, hırs güzel şey ama kendini kaptırmadan ve bu hayatın bir gün son bulacağını unutmadan en önemlisi hırsın kaynağına saplantılı olmamak. İnsanlar neden geçmişe saplantı duyar ve onu yeniden yaşamak ister ki? Yoksa yeniden bir şeyler inşa etmek zor mu gelir? Bi bina düşünelim yıkımı dakikalar alır fakat yeniden yapmak yıllar alır evet zorlu duruyor. Ama o enkazı yok ettik farz edelim tekrar eskine benzetmek mi daha mantıklı yoksa ileriye dönük tertemiz bi biçimde dizayn etmek mi diye kendime sorunca ikinci seçenek daha mantıklı, çünkü eski her zaman eski duyguyu vermez. O an o anda kalır, o andaki eser ya da bina sadece o anın ilham kaynağı duyusuyla oluşur. İlkkez yediğimiz bir yemekte ve o yemeği ikinci defa yiyişimiz arasında çok fark vardır. Muhteşem Gatsby eseri ise tamda bu duyguyu anlatır işte. Geçmiş geçmiştir ve o zaman ki his ve duygular tekrar edilemez. Edinilebilir ümidi ise insana çok güçlü bir yıkımla gelir.
Kitap başlarda güzel başladı vay dedim bu sürekli evinde gösterişli partiler veren ve herkesin kendisi hakkında fikri olup kimsenin görmediği bu Gasby kim dedim, buradan heyecan verdi hikaye o Amerikan caz çağı, insanların gösteriş için yaşayışları amaçsızca savrulmaları ilgi çekici oldu. Sonralardan bi kopukluk yaşadım kitapta olay çok farklı evrildi. Neyse buralarda spoilere girmek istemiyorum ama okuduğum için pişmanlık uyandırmadı kitap bende fakat çokta aman aman harika bir eserde dedirtmedi.
Kitap bana bir şeyi daha düşündürdü ya manevi kısmım olmasaydı nasıl olurdum diye? Belkide maneviyat bu yüzden vardır hayatı işkence etmemek için.