Her şeyi görüp bildiği halde, eylemleriyle hiçbir şeyi değiştiremeyen birinin özgürleştiğinden bahsetmek garip değil mi? ÇARESİZLİĞİNİN FARKINDA OLAN, SINIRLARININ DA FARKINDADIR VE KENDİNİ DAHA İYİ TANIR. Eğer özgürlüğü, Tanrı’ya öykünerek her istediğini yapabilmek (ya da mutlak güç sahibi olmak) olarak değil de, kendini bilmek (kim olduğunu, neye değer verdiğini, nereden gelip, nereye gittiğinin farkında olmak) üzerinden tanımlarsak bu itirazı kısmen yanıtlayabiliriz.
.. çoğu insanın belirli şeylere değer veriyor olması, onların gerçekten de değerli olduğunu göstermez çünkü olan ve olması gereken arasında bir fark var.
Herkes özgürleşmezse, hiç kimsenin kendi başına mutlu olamayacağını kabul ettiğimizde, mutluluğun iç huzurla özdeşleştirilmesinin neleri göz ardı ettiği de ortaya çıkıyor.