Yıldız Silier

Yıldız Silier

YazarÇevirmen
8.5/10
53 Kişi
·
167
Okunma
·
25
Beğeni
·
1.768
Gösterim
Adı:
Yıldız Silier
Unvan:
Akademisyen, Yazar, Çevirmen
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1975
1997'de Boğaziçi Üniversitesi Matematik Bölümü'nü bitirdikten sonra aynı üniversitenin Felsefe Bölümü'nden 1999'da mastırını aldı. 1999-2003 arasında İngiltere'deki Kent Üniversitesi'nde felsefe doktorasını yaptı. Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde 2003'te öğretim görevlisi, 2004'te yardımcı doçent oldu. Halen bu bölümde öğretim üyeliğini sürdürmektedir. "Sosyal ve Politik Felsefe", "Modern Felsefe Tarihi", "Estetik", "Özgürlük" ve "Felsefeye Giriş" dersleri vermektedir.


 

Yıldız Silier, 1993 yılında Theoni Pappas'ın The Joy of Mathematics kitabını Yaşayan Matematik adıyla; 1996 yılında Dirk J. Struik'in A Concise History of Mathematics kitabını Kısa Matematik Tarihi adıyla Türkçeye kazandırdı. 2003'te Felsefe Tartışmaları dergisinin 31. sayısında "İki Özgürlük Anlayışı" makalesi yayınlandı. 2005'te İngiltere'deki Ashgate yayınevinden Freedom: Political, Metaphysical, Negative and Positive kitabı yayınlanan Silier, sosyal ve politik felsefe alanında çalışmaktadır.
Düzenin bozulmalı. Evden çıkmak budur aslında.
Yolculuk, bir düşmek ve kalkmak meselesidir.
Eve yaralarla dönülmüyorsa hiç gidilmemiştir.....
Yıldız Silier
Sayfa 14 - Yordam Kitap 4.Basım 2013 Temelkuran 2006
Verda
Verda Özgürlük Yanılsaması Rousseau ve Marx'ı inceledi.
168 syf.
Yıldız Silier, Boğaziçi Üniversitesi akademisyen hocalarından biri. Dünyanın çeşitli ülkelerinde felsefe üzerine konuşmacı olarak yer almış. Niye geç tanıştım,ah bir ders alsaydım, ben de o konuşmalardan birine katılsaydım dediğim ender akademisyenlerden!

Boğaziçi Üniversitesi'nin 2013 yılına ait bir dergide Silier şöyle diyor ;
"Felsefe neye yarar?"
Bence felsefe her şeyden önce "kafa karıştırmaya" ve "ne istemediğinizi anlamaya" yarar.
Nasıl bir dünyaya özlem duyduğumuzu, neye değer verdiğimizi felsefeden ziyade insani duyarlılıklarımız, sezgilerimiz ve belki de sınıf bilincimizle buluyoruz.

Silier'in dediği gibi felsefe benim kafamı karıştıran bir yandan da bir taraf seçmeye, kendimi çözmeye çalıştığım düşünbilimdi. Felsefe üzerine kitap okuyup bunu hakkını vererek inceleyen arkadaşlara imreniyordum. Ya bende okusam bir çırpıda anlasam diye hayıflanıyordum. Meselâ, felsefe üzerine kitap okurken halim şöyle; iki cümle oku, epistemoloji neydi yahu diye bakarken, kitap yerine epistemoloji üzerine ne varsa okumaya başlamışım.Sonra bırak kitabı!

Ta ki Silier'le tanışana kadar.

Silier felsefeyi öyle güzel anlatıyorki sanki anılarını dinliyorsunuz. O kadar akıcı o kadar keyifli! Kendisi tek felsefeyle kalmamış alıntılar yaptığı rengârenk enfes yazarlarla filmlerle donatıyor.Kitap bittiğinde izlenecekler, okunacaklar listeniz hazır sayesinde :)

Gelelim kitap içeriğine ;
Filozoflar, sanatçılar ve bilim insanları, insanın ne menem bir varlık olduğunu defalarca tanımlamış.
Yazar, bir bölüm Rousseau'nun insan olma üzerine, ideal düzen üzerine görüşlerini; ikinci bölüm Marx'ın insanın kapitalizmle nasıl var olduğunu, nasıl yabancılaştığını, başka bir dünyanın mümkün olup olmadığını karşılaştırmalı sade ve akıcı bir dille sentezlediği eser.

Yaşlı adam ve denizden sonra tekrar okuyacağım ikinci eser diyebilirim.
Tavsiye ederim. Kaçırılmayacak bir eser.
192 syf.
·6 günde·10/10
Anlaşılabilir bir dille oldukça açıklayıcı ve sohbet havasında yazılmış denemelerden oluşuyor kitap. En sevdiğim bölümler "Mutluluk Fetişizmi" ve Annelik ve kadının rolü ile ilgili olan bölümlerdi. Kesinlikle ufkumu açtığını söylemeliyim.
O kadar cümlenin altını çizdim o kadar not aldım ki abartıp ders çalışır gibi okuduğumu farkettim. Ara ara da keşke dersini de dinleyebilsem böyle dedim. kitaptaki sohbet havasından yola çıkarak ders anlatımının da oldukça renkli olduğunu düşündüm.
Felsefe ve psikoloji kitabı okumayı sevenler dışında bir de okumak isteyip cesaret edemeyen veya nereden başlayacağını bilemeyenler için iyi bir başlangıç olabilir.
192 syf.
·23 günde·Beğendi·8/10
Günümüz toplumunu düşünmeye sevk eden bir kitap. Gerek yapılan alıntılar gerekse (yer yer
) karşımıza çıkan objektiflik olsun, okumaya değeceğini düşünüyorum. Apolitik düşünce tarzımdan dolayı felsefe ve psikoloji kısımları daha çok ilgimi çekti ve bu bölümleri okumaya değer buldum.
168 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kitabın değindiği kısımları, günümüzün içi boşaltılmış kavramlarını, özgürlüğün var olan seçeneklerde yapılan seçim değil istenilen seçeneği yaratma gücünün bulunması olduğunu, yabancılaşmayı, bağımlılığı, insan olmaktan uzaklaşmayı ve artık ne olduğumuz, ne yapmamız gerektiği sorunlarına ışık tutmuş Yıldız Hanım. Felsefi düşünme ve topluma bakabilme konularında bana o kadar çok şey kattı ki bu kitap. Kesinlikle okuyun, okutturun.
192 syf.
·121 günde·Beğendi·10/10
Bugün sizlerin huzuruna çok ama çok sevdiğim bir kitapla çıkıyorum. Kütüphanede şans eseri bulduğum ve merak ederek aldığım bir kitaptı. İyi ki de alıp okumuşum
Yıldız Silier tarafından yazılan bu kitap bizlere birçok felsefi, politik ve psikolojik konu hakkında, birçok bilgiyi sunuyor. Sunum tarzı o kadar sürükleyici ve etkileyici durumda ki çoğu yeri sık sık okudum. Felsefe ve psikoloji ile ilgilenmeyen birisi bile rahatlıkla bu kitabı anlayacaktır. Günümüz çağına da çok güzel eleştiriler, mesajlar var. İçinde en sevdiğim kısım "Mutluluk Fetişizmi" oldu. Gerçekten günümüz dünyasının temsili... Bu tür kitapları okumayı sevenler için oldukça güzel bir deneyim olacaktır, tavsiye ediyorum. Felsefeden gözü korkan bir insan bile okuduğunda felsefeye bir adım daha yaklaşacaktır, hatta düşünceleri hayatında uygulamaya başlayacaktır şahsi fikrime göre
Hepinize musmutlu, sağlıklı ve huzurlu günler diliyorum. Hoşçakalın, kitaplarla kalın güzel insanlar ❤
214 syf.
·2 günde·8/10
Bu eseri matematik ile pek arası olmayan biri olarak yazıyorum. Kitap kesinlikle matematiği sevmeyen kişiler için de uygun kitap'ta matematiğin eğlenceli yanları güzel bir dil ile anlatılmış. İçin de eğlenceli bilmece ve problemler var. Sonsuzluk, labirentler,paradoks gibi merak uyandıracak konulara da değinen bu kitaba bir şans vermenizi öneririm
168 syf.
Yazar, Rousseau ve Marx'ın özgürlük anlayışlarını karşılaştırmıştır kitapta. Hem Rousseau hem de Marx özgürlük konusunu ele alırken ilk insanlardan başlamışlardır işe.

Rousseau'nun doğa durumundaki insanı özgür insandır, çünkü arzularının kaynağı yalnızca gerçek ihtiyaçlarıdır. Arzu ve ihtiyaçlarımız Rousseau için bir zayıflık belirtisi iken Marx tam tersini savunur. Marx''a göre kendini gerçekleştirme idealinin vuku bulması için arzu ve ihtiyaçların çeşitlenmesi gerekir. Ayrıca Marx, artı-ürün sayesinde insanların zorunluluk dünyasından, daha özgür yaşadığı bolluk dünyasına geçebileceğini savunur. Dolayısıyla Rousseau'nun altın çağı geçmiştedir, ilkel insanların çağıdır. Marx'ınki ise gelecektedir, kapitalizmin aşılmasından sonraki çağdır.

Rousseau'da yozlaşmanın kaynağı olan "uygarlık" soyut bir kavramdır, ayakları yere sağlam basmamaktadır. Marx ise uygarlığı somutlaştırmıştır. Kölelik - feodalizm - kapitalizm gibi evrelerden bahseder. Ayrıca Marx'ta yozlaşma değil "yabancılaşma" kavramı ön plandadır. Yabancılaşmanın en genel tanımı ise yaratılanların, yaratıcılara hükmetmeye başlamasıdır.
192 syf.
·119 günde·Beğendi·10/10
"Bütün bunlara* sahip olan birisinin kendisiyle barışık olacağı ve iç huzura ulaşacağını varsayabilir miyiz? Hadi, şeytanın avukatlığını yapalım. Yukarıda saydığımız her şeye sahip olan birisi bile tatminsiz, hırslı, "mutsuz" olamaz mı? Belki de mutluluk sahip olduklarımızın kapsamıyla değil, onların değerini biliyor olmakla ilgilidir. Başka bir deyişle, ne olduğumuzun değil, kendimizi nasıl gördüğümüzün, hayata karşı nasıl bir tavır takındığımızın türevidir. Eğer böyleyse, mutluluğun nesnel koşullarından çok öznelliğini vurgulamamız gerekir. Dışarıdan çok yoksul ve yoksun gözüken birisi bile aslında mutlu olabilir ya da iç huzura sahip olabilir." (s.46)

Silier, kitabının bu kısımında bir yandan içsel huzurun mutlulukla bağının olduğuna dikkat çekerken, bir yandan da mutluluğun dış devrim (otoriteye itiraz, başkalarının mağduriyetine karşı harekete geçme...) yerine iç devrim (içsel huzur)da aranmasının kapitalizmin 'ne sistemi değiştirmenin, ne de dışında kalmanın mümkün olduğu' felsefesinin bir yansıması olarak ortaya konduğunun, öznelerin pasifleştirmeye çalışıldığının altını çiziyor zannımca.
Ben ise bu görüşlerin bir sentezini yapmak istiyorum: Belki de mutluluk dediğimiz, içsel devrimi gerçekleştirip koruyarak dış devrim sürecine katkıda bulunmaktır: Bir başka deyişle, kendini anlamı ve amacı olan bir hayata adarken aynı zamanda da, öz şefkat ve etki gücümüzün farkına varıp ruh sağlığımızı koruyarak yaşamaktır. Belki de böyle düşünerek, başkalarının acılarına ve haksızlıklara duyarsız kalıp kendimize ve dünyaya yabancılaşmaz, çözüm ve itiraz sürecine kendimizi yok edici bir özyıkım sürecine girmeden katkıda bulunabiliriz. Özetle, iç ve dış devrimin birbirini beslediği bir hayatın, kişiye kendini mutlu, tatmin ve anlamlı hissettireceği kanısındayım.

*(bir önceki paragrafta bahsedilen "nesnel" mutluluğun bileşenleri olan sağlık, para, aşk, iş ve arkadaşlık -> (kendi notum))
192 syf.
·Beğendi·9/10
Yıldız hanıma buradan teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Kendisi kitabında okuyucu yorumlarını gördüğünde çok mutlu olduğunu belirtmişti. Günümüzün mutlu yaşa mutlu ol ilkesini kırıp her insan mutlu olmak zorunda mı sorusunu yönelterek farklı bakış açılarını çarpıştırması çok hoşuma gitti.
Bu arada umarım bebekten sonra da yazmaya vakit bulabilirsiniz ?

Yazarın biyografisi

Adı:
Yıldız Silier
Unvan:
Akademisyen, Yazar, Çevirmen
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1975
1997'de Boğaziçi Üniversitesi Matematik Bölümü'nü bitirdikten sonra aynı üniversitenin Felsefe Bölümü'nden 1999'da mastırını aldı. 1999-2003 arasında İngiltere'deki Kent Üniversitesi'nde felsefe doktorasını yaptı. Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde 2003'te öğretim görevlisi, 2004'te yardımcı doçent oldu. Halen bu bölümde öğretim üyeliğini sürdürmektedir. "Sosyal ve Politik Felsefe", "Modern Felsefe Tarihi", "Estetik", "Özgürlük" ve "Felsefeye Giriş" dersleri vermektedir.


 

Yıldız Silier, 1993 yılında Theoni Pappas'ın The Joy of Mathematics kitabını Yaşayan Matematik adıyla; 1996 yılında Dirk J. Struik'in A Concise History of Mathematics kitabını Kısa Matematik Tarihi adıyla Türkçeye kazandırdı. 2003'te Felsefe Tartışmaları dergisinin 31. sayısında "İki Özgürlük Anlayışı" makalesi yayınlandı. 2005'te İngiltere'deki Ashgate yayınevinden Freedom: Political, Metaphysical, Negative and Positive kitabı yayınlanan Silier, sosyal ve politik felsefe alanında çalışmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 25 okur beğendi.
  • 167 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 131 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.