Karşılaştırılmak… Sanki görünmez eller boğazıma sarılıyor. Nefesim kesiliyor, sesim susuyor. İçimdeki ben, başkalarının terazisinde tartıldıkça eksiliyor. Bir adım atmak istesem ayaklarım ağırlaşıyor, hiçbir şey yapamaz hale geliyorum. Her söz, her bakış bir gölge gibi üzerime çöküyor. Tek isteğim uzaklaşmak… İnsanlardan, seslerden, kıyaslardan. Belki sessizlikte yeniden bulurum kendimi; başkalarının aynasında değil, kendi gözlerimde var olurum.
Bazen düşünüyorum; güven dediğimiz şey aslında ne kadar da narinmiş. Bir kez yıkıldı mı, geri dönüşü olunmuyor. En çok güvendiğim yerden vuruluyorum, en çok inandığım kişilerden öğreniyorum hayal kırıklığını.Ama bir yanım, o eski saf güveni özlüyor. İnsanlara korkusuzca yaklaşabildiğim, içimdeki saflığı saklamadığım günleri. Artık ise tek bildiğim şey şu: Bazen insan, en güvenli limanı kendi yalnızlığında buluyor.