AcZ, bir alıntı ekledi.
22 dk. · Kitabı okuyor

Değişmek mi bir mahkûmluğu bir başka mahkûmlukla?
Ay ve yıldızların elleriyle onamaz dünya.
Parlaklıklarda değil senin iksirin, şifan.
Karanlıklarda gizli Büyük Derman.

Ayinler / Çeşmeler, Sezai KarakoçAyinler / Çeşmeler, Sezai Karakoç
Mathmazel, bir alıntı ekledi.
23 dk. · Kitabı okuyor

eldeki tanıklıklar, gerçeğin başka türlü olduğunu gösteriyor. Nitekim Neyzen Tevfik'in kardeşi Şefik Kolaylı, bir Cumartesi günü Prof. Fazlı Yegül ile beraber oldukları bir sırada Akif'in veda ziyaretine geldiğini, kararından vazgeçmesi için ısrar ettiklerinde Akif'in büyük bir hüzün ve teessür içinde şöyle dediğini aktarır:
Arkamda polis hafiyesi gezdiriyorlar. Ben, vatanını satmış ve memlekete ihanet etmiş adamlar gibi muamele görmeye tahammül edemiyorum ve işte bundan dolayı gidiyorum.

Akif'e Dair, Dücane CündioğluAkif'e Dair, Dücane Cündioğlu
Burak Koçoğlu, Küçük Prens'i inceledi.
50 dk. · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Öncelikle böyle bir başyapıtı , efsaneyi bu zamana kadar okumadığım için büyük elem duyuyorum.Ama kitaba gelecek olursak beni benden aldı , sayfalar su gibi aktı gitti , kahvemi yanıma alarak birkaç saatte okudum sadece...Beni bu dünyadan aldı Küçük Prens'imizin dünyasına götürüverdi kitap.Okuduğum için çok mutluyum...

Çiğdem, İçimizdeki Şeytan'ı inceledi.
4 saat önce · Kitabı okudu · 21 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitabın sonlarına doğru boğazım düğümlendi. Hayatı sorguladım. Yüzyıllardır yanlış koşullandık, kaç neslin başını yaktınız be... ilk görüşte aşkın; evlenmek, yuva kurmak,hayat arkadaşı olma da yüksek olasılıklarla sınıfta kalması... Bu bir kandırmaca dostlar. İnsanın kendini kandırdığı noktalardan en büyüğü. Sonrasında toplumumuza ‘birşeyleri yapıyor desinler diyerek yapma’ illetini ilk kim bulaştırdıysa ona beddua ettim. Ordan da bilmem kaç milyon kişi telef oldu. Kitaba aşık olduğum nokta sıradan bir öykü üzerinden toplumun o vakitteki en büyük sorunlarına yerinde dikkat çekmesi oldu, gerçi aradan kaç yıl geçmiş hala aynı sorunlarla uğraşıyoruz. Hala kendimizi kandıran ‘onlar bizi kıskanıyorlar ya’ diyebilen toplum. Aslında evrensel bir sorun bu. Kendini kandırma hastalığı maalesef insanoğluna has. Bu kitap incele incele bitmez. Okuyun okutturun dostlar.

Erim Asya, bir alıntı ekledi.
 5 saat önce · Kitabı okuyor

Piyasa sosyalizmini savunanların en büyük zaafı, kapitalist ve komünist eşitsizlik ve diktatörlüğün en kötü yanlarından kaçınma çabası değil, ama kadınlar, ekolojistler ve antimilitaristler açısından önemli konuları ihmal edişleridir.

Sanayi Sonrası Ütopyalar, Boris Frankel (Sayfa 115)Sanayi Sonrası Ütopyalar, Boris Frankel (Sayfa 115)
Ruhlar şehri, bir alıntı ekledi.
6 saat önce · Kitabı okuyor

Anladım
Bu hayatın sırrını.
Gencligimin geçici olduğunu,
Güzelliğin bir gün biteceğini,
Geç de olsa anladım...
Hiç bir şeyin sonsuza kadar devam etmeyecegini.
Umutlarim,
Hayallerim,
Ruyalarim,
Darağacında sallanır.
En büyük yalanlar,
Sevgiliye söylenir.
En büyük yalanı kendisine söyler insan:
Unuttum...
Anladım.
Kimse acı çekmeden,
Hayal kırıklığına uğramadan,
Kalbî kırılmadan buyuyemiyor...

İkiden Az Birden Fazla, Şehrin Delikanlısıİkiden Az Birden Fazla, Şehrin Delikanlısı
Mete Özgür, Son Çeyrek Yüzyıl Şiir Antolojisi'yi inceledi.
 6 saat önce · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 9/10 puan

Yine ben, yine bir antoloji...

Daha önce yazdığım "Dünya Şiir Antolojisi" incelemesinde; antolojilerin, öznellik-nesnellik sebebiyle tartışmalara açık olduğunu belirtmiştim. Yılmaz Odabaşı da tam bu minvalde bir seçkiye imza atmış.

Bakıldığında antoloji hazırlayanlar kişisel olarak düşünsel ve edebi herhangi bir şey üretmezler. Üretileni aktarırlar. Fakat yine de bu aktarımdan kişisel çıkarımlar yapmak mümkündür ki, ancak bu çıkarımlar antolojileri tartışmalı hale getirebilir.

Antoloji hazırlayanların; bir ayrıştırma, seçme işine girdiklerinde, siyasi ve dini görüşlerinden sıyrılıp, merkeze şiiri yerleştirmeleri gerektiğini düşünüyorum. Bu bağlamda, Yılmaz Odabaşı seçkisi ile ilgili, daha önce okuduğum bir eleştiride; antolojide Necip Fazıl Kısakürek ve Cahit Zarifoğlu gibi şairlere yer verilmemesi bazı kesimler tarafından siyasal islamcı şairlere (o ne demekse) yer verilmediği iddiasıyla yanlış yorumlanmış. Elbette bu kişisel kanaatim. Bu arada şunu da belirtmeliyim ki; antolojide, Edip Cansever, Özdemir Asaf, Cemal Süreya gibi birçok büyük şaire de yer verilmemiş. Fakat bu durum Necip Fazıl ve Cahit Zarifoğlu'nun eksikliğinden şikayet edenlerin hiç de gözüne batmamış. Hatta bahsi bile geçmemiş. Peki neden??? Buradan anlıyoruz ki; amaç, üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek. Çünkü, antolojilerin amacı aynı zamanda bir eksiği de gidermektir. Bahsi geçen şairler birçok farklı antolojide yeterince yer almışken bu antolojide yer almaması isabet olmuş.

Yılmaz Odabaşı, 70'lerle birlikte hepimizin aşina olduğu birçok şairin yanı sıra, çok bilmediğimiz, kıyıda köşede kalmış şairlere de yer vererek geniş bir seçki hazırlamış.

Son Çeyrek Yüzyıl Şiir Antolojisinin; daha önce şiir okumayıp da şiir okumak isteyen, fakat nereden başlayacağını bilmeyenler için güzel bir başlangıç noktası, az çok şiir zevki oluşmuş okurların, gözden kaçmış birkaç şair ve şiir tanımaları için ise güzel bir seçenek olabileceğini düşünüyorum.


İyi kitaplar...

Halil Kalkan Köşe Yazıları
Batının, İslam toprakları üzerindeki bunca yıkıcı oyunlarına rağmen hala uyanmadıysan ne zaman uyanacaksın ey Müslüman... Yüzyıldır yetim kalan Kudüs, artık başının okşanmasını ve gözyaşlarının silinmesini bekliyor senden.
Ya ümmet olarak birlik olup tekrar ayağa kalkacağız ve düşmana haddini bildireceğiz ya da ayrılıklarımızı sürdürüp düşmanlarımıza kolay lokma olacağız.
Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır. Birlikten kuvvet, ayrılıktan felaket doğar. Hedefi Allah rızası olanın yüzü aktır, yardımcısı da Cenab-ı Hak’tır. Vakit, gönüllerin birlik olması, hedeflerin ortak olması vaktidir.
Vakit, Kudüs için ayağa kalkma vaktidir.

http://mobil.genclerinsesi.com/...uyuk-cocuklari/706//

Esther. Sema, bir alıntı ekledi.
7 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi

İşte sen böyle gülüyorsun. Bu tebessüm yok mu? Biz şairler, buna"acı tebessüm " deriz; insan bu tebessümle gülmek için şurasında-kalbini gösteriyordun- büyük bir ızdırabı olmalı...

Bir Ölünün Defteri, Halid Ziya Uşaklıgil (Sayfa 30)Bir Ölünün Defteri, Halid Ziya Uşaklıgil (Sayfa 30)