Büyük olasılıkla hayatımın en uzun günüydü. O an günlerin hepsinin aynı uzunlukta, aynı ağırlıkta olmadığının bir kanıtına sahip olduğumu hissetmiştim.
İnsan istediği şeye inanmaya çalışsada bu hiçbir zaman işe yaramıyordu. Sonuç hoşuna gitse de gitmese de neye inanacağına beynin ve kalbin karar veriyordu.