Islaklığımız yatağa
Geçene kadar
Kal yanımda
İzlerini donduruyorum
Göz ucumda
Çıplaklık duvardan
Duvara çarparken
Duygularımın dağınıklığını
Sayamıyorum.
Korkak gibi daha
Ölmeden diriliyorum.
Daha dokunmadan..
Yeltenmiyorum
Yok olmaya.
Kokunu bilmeden,
Gitmek istemiyorum.
Sözlerinin ceyranında
Kalıyorum.
Fazla uykunun
Hükmü ile
Bir kaç bilinmez
Söz adıyorum
Bu saatlerin dibinde.
Nasıl ki sabah kayboluruz..
En çok buluştuğumuz yerde
O zaman seni göreceğim.
Diplerde, kuytu köşelerde
Nasıl ki akşam saatlerinde..
Tekrar oturup susarız.
Pencerenin ardında