Ama o zaman insanda başka şeyler olmalı… Mesela kuvvetli bir zekâ. Herkesin hayran olduğu bir kafanın karşısında o da eğilir… Ya da insan ünlü bir artist olur… Ben neyim ki? Oblomov, işte o kadar.
Ya ben yaşadığım hayatı anlayamadım ya da bu hayatın hiçbir değeri yoktu. Daha iyisini de bulamadım, göremedim, kimse de göstermedi. Sen bir gelip bir kayboluyordun, tıpkı parlak, hızlı bir kuyrukluyıldız gibi; bense her şeyi unutuyor, ağır ağır sönüyordum…