Eton başka açılardan da tuhaf bir yerdi. Kışın bile sabahın ilk ışıklanıyla uyanmak, buz gibi suyla duş almak, ardından ilk derse girmek zorundaydık. Berbat İngiliz kahvaltısına geçmemize ancak ondan sonra müsaade edilirdi. Sabahtan akşama kadar ders üstüne ders görürdük. Derslere ancak gözetim altında spor yapmak için ara verir, akşamları ödev yapmakla geçirirdik. Sonralanı fark ettiğimiz üzere, bu yoğunluğun bir nedeni de öğretmenlerin, "Boş durana şeytan iş bulur" sözüne duyduğu sarsılmaz inançtı. Tamamen erkek çocuklarından oluşan bir ortamda, ergenlerin sürekli gözetim altında tutulması ve bedenen bitkin düşürülmesi gerektiğini, yoksa hormonların güdümüne girerek farklı tarzlarda aşk ve cinsellik ilişkilerine sapacaklarını biliyorlardı.
İnanması güç olabilir ama onun sayesinde Latinceye âşık oldum ve dillere karşı doğuştan gelen bir yeteneğe sahip olduğumun farkına vardım.
Sonralan anneme, "İrlanda diline nazaran katbekat ölü bir dil olmasına rağmen neden Latinceyi seçtin?" diye sordum. Latince bilmese de doğru cevabı biliyordu: "Birçok Batı Avrupa dilinin -Fransızca, İspanyolca, Portekizce ve İtalyancanın- anası olduğu için, Latince biliyorsan tüm bu dilleri kolayca öğrenebilirsin. Aynca Latincede her eğitimli kişinin bilmesi gereken büyük bir edebiyat var."
Annem ve babamın dört dörtlük entelektüel olduklarını söylemek doğru olmayabilir ama bize yaşadığımız şehirde benzeri bulunmayan bir kütüphane verdiklerini söylemeliyim.
Bize bedenimizden utanmayı ve örtünmeyi öğretmişlerdi ama antik Yunan heykelleri utancın ötesinde, neredeyse çıplaktı ve çok güzeldi. 1950'lerin İngilteresi’nde eşcinsel davranış hâlâ cezaya çarptırılan bir suçtu ve insanların yıllarca hapiste kalmalarına neden olabiliyordu. Oysa antik mitoloji, insanlar arasından oğlanlara ve genç erkeklere âşık olan tanılara dair hikâyelerle doluydu. Antik tarihte, birlikte cesurca savaşa gidip birbirinin kollarında ölen genç âşıklara dair pek çok örnek bulunuyordu. Hem sonra muhteşem bir aşk tanrıçası vardı, bir de onu ok ve yayıyla destekleyen yaramaz küçük bir tanrı-çocuk.
Hıristiyanlık kasvetli ve dar kafalı görünüyordu.