Lisa çılgınlar gibi odaya koştuğunda –zaten merdivenleri inmeye bile vakit bulamamıştı– Yevgeni yerde yüzü koyun uzanmış yatıyordu. Koyu, sıcak kanlar yaradan fışkırıyor, ceset hâlâ gerilip kasılıyordu.
Yevgeni tabancanın namlusunu şakağına dayayıp bir an tereddüt etti. Ne var ki Stepanida’yı, onu görmeme kararını;
bütün o şeytana uymaları; bitip tükenmez tökezlenmelerini ve yalpalamalarını, kendini bekleyen yeni mücadeleyi düşününce dehşete kapılıp, “Hayır, böylesi daha iyi!” deyip tetiğe bastı.
Çocuğunu kucağına aldığında yaşadığı duygular onun için yeni ve çok hoştu, ama sanki biri onu gıdıklıyormuş gibi, bu duygular ona biraz da gülünç geliyordu.
Kendini suçlu hissediyor, kendini iğrenç, kötü bir insan olarak görüyor ve insanlara kim olduğunu, gerçek yüzünü göstererek kendini cezalandırma ihtiyacı duyuyordu.