Esasen kadını, erkeğin kuvveti ve buna bağlı cesareti elde eder; çünkü bu özellikler, sağlam çocukların ve aynı zamanda da onların cesur bir koruyucusunun var olacağının belirtisidirler.
Kadınlar otuz otuz beş yaş arasındaki erkekleri, aslında en muhteşem insan güzelliğini temsil eden gençlere bile özellikle tercih ederler. Bunun nedeni, onların zevkleri doğrultusunda değil de, söz konusu yaşlarda (erkeklerin) doğurtucu gücünün doruğunu fark eden içgüdülerin yönlendiriciliğinde davranmalarıdır.
Bu yüzden fazla zayıflık bizi belirgin biçimde iter. Dolgun bir kadın göğsü erkek cinsi üzerinde müthiş çekici bir etki yapar;
çünkü kadının çocuk doğurma işleviyle doğrudan bağlantılı olarak, yeni doğacak olana bol bol besin verebilecek olduğunun belirtisidir bu. Buna karşılık, aşırı şişman kadınlar bizde tiksinti duygusu uyandırırlar. Bunun nedeni, bu yapısal özelliğin uterusun (rahmin) atropi’sine (beslenme yetersizliğine), yani kısırlığa işaret etmesidir; bunu kafamız değil, içgüdümüz bilir (sezer).
Herkesin küçük ayaklara verdiği değer de bu bağlama girer; bu değer veriş, küçük ayakların, türün önemli bir karakteristiğini temsil etmelerinden ileri gelir.
Yaşlı, yani âdetten kesilmiş bir kadına soğukluk duyarız. Güzellikten yoksun gençlik gene de çekicidir; gençlikten yoksun güzellik çekici değildir. Burada bizi bilinçdışı yönlendiren maksadın, sadece üreme imkânıyla ilintili olduğu apaçıktır: Bu yüzden her birey, çocuk meydana getirmeye ya da hamile kalmaya elverişli dönemden uzaklaştığı ölçüde karşı cins için çekiciliğini yitirir.