‘Bencillik’ bütün bireyselliklerin, kökü öylesine derinlerdeki bir özelliğidir ki, bireysel bir varlığın faaliyetinin tetiklenebilmesini açıklamak için, bencil amaçlar kesinlikle güvenebileceğimiz biricik amaçlardır.
Bu nedenle, Calderon’un o korkunç Semiramis’i hem Hava’nın kızı diye adlandırmasında hem de onu, kocanın öldürülmesinin ardından gelen tecavüzün kızı olarak tanıtmasında derin bir anlam yatmaktadır.
İşte ancak bu amacı hakiki amaç yerine koyduğumuzda, sevilen nesnenin elde edilmesi uğruna katlanılan onca sonu gelmez zahmet ve dert, onca tatsız ayrıntı, onca zorluk, duruma denk düşen bir görünüm kazanabilirler.
Bir tek bu amaç, tutku halindeki sevginin duyuluşundaki derinliğe, ortaya çıkışındaki ciddiyete hatta kendi alanının yanı sıra, bahane ve vesilelerinin o sıradan ayrıntılarına atfettiği öneme karşılık gelebilir.