İster sanat, ister bilim, ister teknoloji, ister şirket yönetimi, ister yatağın altını süpürmek olsun, neye yeteneğiniz varsa onu yapmanızı; size sırf bir kadın yaptığı için bunun ikinci sınıf bir iş olduğunu söylediklerinde cehenneme kadar yollarının olduğu yanıtını vermenizi ve eşit işe eşit ücret kazanmanızı umuyorum. Hükmetme ve hükmedilme ihtiyacı duymadan yaşamanızı umuyorum. Hiçbir zaman kurban olmamanızı umuyorum ama başkaları üzerinde erk sahibi olmamanızı da umuyorum. Başarısız olduğunuzda, yenildiğinizde, acı çektiğinizde, karanlıkta kaldığınızda karanlığın sizin yurdunuz, hiçbir savaşın kazanılmadığı ama geleceğin olduğu, yaşadığınız yer olduğunu hatırlamanızı umuyorum.
İnsan olduğunuz için başarısızlıkla tanışacaksınız elbette. Hayal kırıklığıyla, haksızlıkla, ihanetle ve telafisi mümkün olmayan kayıplarla tanışacaksınız. Güçlü olduğunuzu sandığınız noktalarda aslında zayıf olduğunuzu fark edeceksiniz. Mal mülk, servet sahibi olmak için çalışacak ve sonra asıl onların size sahip olduğunu anlayacaksınız. Kendinizi izbe, karanlık yerlerde bir başınıza, korku içinde bulacaksınız, ki şimdiden öyle olduğunu biliyorum.
Öteki tarafta kime dönüşeceğimiz yahut öteki tarafta olmanın neye benzeyeceğine dair hiçbir fikrim yok, gelgelelim orada insanlar olduğuna inanıyorum. Ezelden beri oradalar. Ev orası. Orada söyledikleri şarkılar var; bu şarkılardan birinin adı 'Dünyanın kıyısında dans'.
Bunlar yüzünden babalar ve oğulları farklı medeniyetlere ait ve birbirine yabancı bir hale geliyor. Gerçek olamayacak denli süratli bir hayatın parlak yüzeyinden fazlasını göremeyecek kadar hızlı hareket ediyorlar. Öyle çok yeni şeye maruz kalıyorlar ki geçip giden eskilerin hiçbirinin derinine inemiyorlar. Önlerinden geçip giden hayat telaşesine ilerleme diyorlar, ne var ki birlikte ilerleyemeyecekleri kadar hızlı hareket ediyor o da. Etrafında yığınla yeni şey olan fakat kendisi daha farkına bile varamadan hepsi geçip giden, hayrete düşmüş, şaşkına dönmüş, insan aynı kalıyor. İnsanlar türlü türlü hayatlar yaşayabiliyor, buna da 'fırsat' adını veriyor ve bu hayatların iyi olup olmadıklarını hiç sınamadan fırsatın iyi bir şey olduğuna inanıyorlar. Bizdeki yaşam biçimleri daha kısıtlı ve pek çoğumuz sadece tek bir yaşama şekli biliyoruz. Zengin bir yaşam biçimi bu ve zenginliğini henüz tüketmiş değiliz... Bizde, nihayetinde yok edecekleri, iyi bir şey görmedikleri için suçlanamazlar. Bizdeki iyiyi anlamıyor hatta görmüyorlar bile.