Bir geceyi daha eskittim,
dizlerimde eski bir dua,
göğsümde dünyanın ağırlığı,
adını anmaktan yorgun düşen
dudaklarımda
gidip gelen nefesim.
Ben kendime sığmıyorum
unuttum, ilk nerede başladığını
sana seslenişimin,
herkesin sessizliğinde kendi sesimi ararken
duvarlara çarpa çarpa
unuttum nereye ait olduğumu.
Bir sevda yeri olsaydı dünya,
ben oraya çoktan geç kalmış bir yolcu olurdum,
duraksız bir yolda uzayıp giden
bir terk ediş otobüsü gibi
geçip giderdim yalnızlıklara.
Gökyüzünde gecikmiş kuşlar var hâlâ,
birbirinin eksik kanadını tamamlayan.
Ben öyle bir insanım işte,
bir yarısı yanık, diğer yarısı üşüyen.
Her sabah kendi enkazımdan