uzun zamandır hiçbir kitap karakterinden bu kadar "gerçek insan" hissiyatı almamıştım. Juniper Song. Hırs, tutku, kıskançlık, ego ve ruhsal çöküşleriyle tam anlamıyla gerçek bir insan olarak karşımıza çıkıyor. Nasıl desem yapay değil. Masum değil sadece hırsları ve başarılı olma arzusuyla yanlış üzerine yanlış yapan, suçu ortaya çıkacak diye her an duyduğu tedirginlikle insanda gerçek bir tedirginlik hissi yaratan bi karakter olmuş. Kitap boyu Juniper Song ile birlikte tedirginlik yaşadım neredeyse ben de onun gibi adını twitter'da aratıp paranoyaklaşacaktım. Twitterda popüler olmasının hakkını vermiş bir kitap :)