Merhaba 1k ailesi:
Bu iletiyi bir turuncu yağmur sağanağı altında avucumda kozalarından çıkmak üzere olan ipek böcekleri ve yüreğimde sebebini bilmediğim bir yangın, kulaklarımda uzakların hüzünlü şarkısı çalarken yazıyorum. içinde bulunduğum hayatım , hayallerim. rüyalarım ve yasak düşüncelerim... hepsini koydum karşıma ve bu satırları yazmaya başladım.
bu kİtap beni geçmişe götürdü tabi o zamanlar henüz ölmemiştim,tam hatırlamıyorum belki de doğmamıştım daha. ikisi de aynı şey değil mi? doğunca ölürsün zaten... kendinden kaçarken kendine çarptığın,okudukça avuç içlerinin terlediği zaman zaman kalbinin ritmini değiştirdiği gerçeği ile yazıyorum. bir kahramanın zaman kavramının ötesine geçip izafiyet teorisini kanıtlarcasına yazılan bir roman zaman -mekan-madde her şey ahenk içinde satırlarda raks etmekte kitaba başlarken Butimar'da bulduğum huzuru yine bulacağımdan emindim. Yazar popüler kültür kitaplarından ziyade farklı bir tarzla çok azda olsa İskender Pala'nın kalemini andıracak şekilde eserler ortaya koyuyor buda eşsiz bir okuma sunuyor biz okurlara, kitapta DİKKATİMİ çeken bir hususta günümüz Türkiye'si sorunlarindan esinlenilmiş ve tarihle harmanlanmış olması.
Uzakların Şarkısı
spoiler içerir
kitabı zencefil adındakı bir papağandan dinliyoruz öyle bir tüti ki dostluğu, fedakarlığı, vefası ve fülfül'e olan aşkı ile insanlardan çok ötede insan olan bir papağandan bahsediyorum. ... Bünyamin ve eylülün asırlar önceki tanışmasına şahitlik ediyoruz ve bunu bir papağanın dilinden dinliyoruz. kitabı okurken aklıma surekli şu cümle geldi ''Kimi ruhlar evvelden aşinadır birbirine'' evet bazı ruhlar çok önceden tanış olmuşlar. asırlar öncesinde gülbadem ve ipek böceği olarak tanışılıp asırlarca birbirini arayan iki ruh.... Hindistan'dan Osmanlı'ya uzanan bir ilimkarin