İnsanların bu kadar acımasız ve vahşi olmasına anlam vermekte zorlanıyorum. Asla göstermediği ve ağızlarının içindeki yaşam emici dişlerini kullanabilecekleri bir kurban bulabiliyorlar.
Bazı bazı " Ya aman açık dursa ne olur? Belki birisinin bir konuda ihtiyacı olur ve yorumda bunu belirtmek istemeyebilir?" gibi iyi niyetli düşüncelere girip mesaj kutumu açıyor olsam da, uzuncadır mesajları kapalı tutuyordum.
Bunları okurken " bize ne senin mesaj açmandan! hem sen mesaj kutunu açmakla kendini baya yükseklerde görüyorsun! Diyerek sazan gibi atlayacak bir üye de çıkabilir. Varsın çıksın. Önemli değil. Neyse işte günlerden bir gün, yine içimdeki iyi niyet, mesajları açmaya karar kıldı.
Sonra günlerden başka bir gün, hoşuna gittiğim (aman ne hoş), ilgisini çektiğim (ne yönde Tanrı bilir), ruhuna eş olarak hissedildiğim (ah romeo vah romeo), bir üye bana yazmaya karar verir. Benimle tanışmak ister. ( Aşksal anlamda)
İyi niyetli bir şekilde güzel bir dille reddediyorum. Üyemiz nedenleri istiyor. Ona nedenleri ve aşka dair birkaç düşüncemi olasılıklar çerçevesinde paylaşıyorum. İnsanlara genel anlamda mesafeli durduğumu aktarıyorum. Daha sonra konuşmak istemediğimi ısrar etmeme rağmen iyi niyetimden cesaret bulan üyemiz, benim her dediğim şeyi farklı yerlere çekiyor. Devam ediyor. Devam ediyor. İyi günler diyorum. Günde değiliz gecedeyiz diyerek espri yaptığını zannediyor. Ve devam ediyor.
Benden olumlu dönütler alamayınca saygıdeğer üyemizin ağzının içinde sakladığı yaşamemici dişleri beliriyor. Ağzı köpürdüyor ve bunu hissediyorum. Senin gibi adamdan aşk beklemem hataydı. ( bluk bluk bluk) Sen bencilsin ve reddettiğin için kendini en üstte görüyorsun. (Bluk bluk bluk) Senin gibi adamla hiçbir kadın yapamaz. (bluk bluk bluk)
Ben ne hikmetse hâlâ sakin kalıyorum. Bu