Celalettin Gündoğdu

Celalettin Gündoğdu
@c_gundogdu
Gidin söyleyin batılın gayri meşru çocuklarına, ümmeti Muhammed'in ordusu gelecek Hz. Muhammed'in (s.a.v.) ordusu gelecek... (Müslüman Türk Askeri)
İŞÇİ
YÜKSEKOKUL
KIZILCAHAMAM
KIZILCAHAMAM, 1 Ocak 1985
41 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Tarihim, şerefim, şiirim, herşeyim. 🇹🇷
Bayrak
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Halil Esendağ & Selçuk Duracık
Koğuşta 22 tane Ülkücü var, ceplerindeki para bir kefen almaya bile yetmiyor.. Ceza evi terzisi geliyor "Bu gece Halil Esendağ ile Selçuk Duracık'ı asacaklar, haberiniz olsun!" diyor.. Koğuş sessiz, çıt çıkmıyor; diller lâl olmuş, yüzler donuk.. Toplanıyor tüm koğuş, dillerde Kur'an, gönüllerde iman.. Yürüyorlar darağacına, yanyanalar; savaşırken de, ölürken de.. Kur'an-ı Kerim okudu ikisi de, helallik istediler, tekbirler getirdiler. Sonra Selçuk'a döndü Halil: "Önce seni assınlar Selçuk, sen bana dayanamazsın!" Önce Selçuk yürüdü yağlı urgana; mert'çesine, yiğit'çesine, Türk'çesine, dirilir'cesine.. Tabureye çıktı, yağlı urganı geçirdiler boynuna. Arkasına döndü, helallik istedi celladından. Sonra vurdular altındaki tabureye.. Sallanıyordu Selçuk, ölürken dirilir'cesine, dirilirken yiğit'leşircesine.. Sallandı, sallandı; Kıble'ye doğru dönmüştü ki yüzü, o an durdu.. Herkes şaşkın, tesadüf diyenler, dalga geçenler çoğunlukta.. Sonra Halil geldi, dilinde "Allah-u Ekber" sesleri, yürürken attığı vakur adımları.. Yağlı urganı geçirdiler boynuna, sonra Kelime-i Şehadet getirdi.. Celladına döndü, o da helallik istedi.. Ve bir tekmeydi bir koçyiğidin daha ebediyete göç etmesine sebep olan.. Sallanıyordu Halil de, Başbuğ'u görürcesineydi yüzündeki tebessüm.. Sallandı, sallandı; Kıble'ye döndü yüzü ve bir bıçak gibi kesildi hareket edişi.. Kıble'ye dönmüştü artık, Selçuk gibi durmuştu cansız bedeni.. İnfaz erkanı şaşkın, titrek, tedirgin.. "Nasıl olur bu?" sorusu ile inliyor heryer, içlerinden birisi çıkıyor bir adım ileri, işaret parmağını kaldırıyor havaya ve avazı çıktığı kadar bağırıyor, meraklı gözlerle bakanların suratına: "Vallahi bunlar ŞEHİT, Vallahi bunlar ŞEHİT!"
Ülkücülük
Ben Osmanlı'yım
Dinle evlât! Sana bir çift söylenecek sözüm var; Beni bilmek ister isen Hakka bağlı özüm var. Neslim bana bühtan etmiş, yüreğimde sızım var... Bu sayfalar tanır beni, ha bu kitaplar tanır; Şanlı tarih dile gelse, bütün dünya utanır! İlim, irfan, medeniyet yaymak için büyüdüm, Kuru kavga için değil, hizmet için yürüdüm. Bir küçücük beylik idim, üç kıtayı bürüdüm! Bu tepeler tanır beni, ha bu ufuklar tanır; Şarkdan güneş doğduğunda, gölgem garba uzanır. Mazlumların gözyaşını şefkat ile silmişim, Vatan, nâmus, din ve devlet kıymetini bilmişim, Irzıma göz dikenlerin haklarından gelmişim! Bu hisarlar tanır beni, ha bu kal’alar tanır, Nal sesimi işitenler, kıyamet koptu sanır!..
Şiir
Ülkü Ocakları Destanı
Alp yürekli bozkurtlara Gurur Ülkü Ocakları Türk mührünü tüm yurtlara Vurur Ülkü Ocakları Yarına yön veren okul Temeli aşk, gönül, akıl Türk’ün gençliğine şekil Verir Ülkü Ocakları Uygur, Özbek, Peçenek, Uz Kimi Yunus kimi Yavuz Davadan vermeden taviz Yürür Ülkü Ocakları Âleme nizam kılmaya Dertlere derman olmaya Turan’a, Kızıl Elma’ya Varır Ülkü Ocakları Kalpler çelik, alınlar ak Acunu yurt eylemiş Hak Yeri otağ, göğü bayrak Görür Ülkü Ocakları Başbuğ, Fatih, Gazi gibi Özmen’le Önkuzu gibi Türk yurdunu gözü gibi Korur Ülkü Ocakları Havuroğlu, dört bir yanda Her zamanda, her bir anda Dünya durdukça cihanda Durur Ülkü Ocakları
Şiir
Bayrak
Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü, Işık ışık, dalga dalga bayrağım! Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım. Arif Nihat Asya
Bayrak