bir sokağın sonunda
diğer sokağın başındayım
rençberlere yol yordam sormak gibi
o hal üzre.
Üzünçleri kaygan
sevgileri muğlak
deruni bir aşktan da bi-haber
ne muttasıl ne de mâruf.
bilmeyecek
idrak etmeyecek
hasılı kelam
zor zanaat düşünceyi düşünceye işlemek
teşbihe gerek dersen tıpkı ilmek gibi
niyeti kabil
makul bir ihlasa vasıl
bu idraktan bahis açmak zorunlu
kaçınılmaz.
kibre yorgun yürekleri
hazımsamak
gönül denen deryayı tarumar etmekle birebir
vaziyet, tarih, fikir
insana lazım ne kadar terim
İşte onlardan gelen zikir
cenahını açmış bekliyorken seni
malayani şeyler avutmaz seni
gel ve gir
bu derun
bu muhabbet
ömre, refik
büyük, alâ