Kölesi olduğu çarkların işlevine devam edebilmesi için aralıksız olarak tüketmek zorunda olan iktisadi insan denen varlıktır.Aynı zamanda şairdir, kahramandır ve azizdir.
İnsan, oldukça karmaşık yapıya sahip bölünmez bir bütündür. Onu basit bir kavram haline getirmek mümkün değildir. Onu aynı anda hem bir bütün olarak hem parçalarıyla hem de dış dünya ile ilişkileriyle anlamaya yetkin bir yöntem bulunmamaktadır.
Masmavi bir gökyüzü altında
bir Sahra çölünde neyin mucidisin
sen,ben,o
ve sonu görünmeyen bir çöl
güneşin suretini yere çizdiği yerdesin bambaşka
su kıvrılıyor, akıyor gözünde
gölgenden başka gölge yok
zaman artık tarifsiz,
pusulasız, aşksız, aşsız, susuz
bağrında aşkı savunmaya kudretin yok.
mecalin yok
koşarak sevgiliye
şiirler okuyup,şarap sunmaya
ölümü avuçluyor dudakların
Maksadın maksuda ulaştığı yer neresi
katıksız muhabbetin içindesin
ve bundan daha vahim şeyler
boş,anlamsız bakışlar
konuşmak için
cümleler sarf eden ağızlar.
bu çöl senin için yalnız
sadece ve yalnız olmayan
bir çöl
senin için.
Sahra büyük
senin için
yalnız
sen
ve çöl
bugün
gökyüzü kadar
özgürlük istedi.
Doğu'nun orta yeri.
şeytanın çocukları
katliam içinde yaratkan
savaş, alabora, bombardıman
dizginlenemeyen atı durdurmak
kime düşer
salınan kuduz köpeğini vurmak
kime düşer
yazgısı koyu
mazisi şanlı
bir tarih
hep kulaklarımda
Bayrağım,hürriyet, istiklâl.
Elbette yakındır o gün
Güne, geceye, toprağa
Adalet getirecek.