Çağla Akar

spoiler içerir :)
9/10
·266 syf.··
2020 13. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2020 00:42
Distopya okumanın beynimde açtığı kapıların muhteşemliği, beni bu denli düşündürmesi gerçekten bir kitaptan istediğim şeyler bunlar dedirtiyor. Cesur Yeni Dünya kitabının içeriğine gelecek olursak , iki toplum düşünün ki birinde bütün inançlar, cahillik ve bütün geleneksel şeyler varken bir diğerinde devletlerin ancak istikrarla devam edebileceğinin düşüncesinde olanlar tarafından tamamen kurgulanmış bir toplum. Her şeyiyle kurgulanmış. İnsanlar şişelerinde üretiliyor ve yine hayatlarını baştaki şişelerde belirlendiği sınırlar doğrultusunda bir makine gibi yaşıyorlar. Alfa, Beta, Gama, Epsilon gibi insanlar arasında toplumsal sınıflar var ve bunu reddedebilen yok.Kendi konumunu kabullenmeye ve bundan memnun olmaya şartlandırılmış olduklarından dolayı herhangi bir isyan da yok sadece istikrar var. Aynı zamanda bu toplumda ne bir trajedi ne bir sosyal çalkantı var. İnsanlar mutlu, istediklerini alıyorlar ulaşamayacakları şeyleri de istemiyorlar çünkü zaten istedikleri ve istemedikleri şeyler de belirlenmiş. Ölüm, hastalık, yaşlılık kabullenilmiş kavramlar. Bu yüzden korku da yok. Yani tam anlamıyla bir durgunluk var. Böyle bir toplumun sırrı da mutluluğu seçip gerçek ve güzellikten feragat etmek olduğundan bahsediyor kitapta. Kitabın başında Bernard Marx gözüme çarpıyor. Kendisi bir Alfa-Artı ve diğerlerinden farkı bu sistemi eleştirebiliyor olması ama yine kendine müsaade edilen alanda eleştirebiliyor bana kalırsa. Bu da onun John'dan farkı diyebilirim. John ise başta kısaca bahsettiğim, uygarların deyişiyle Ayrıkbölge'de yaşayan daha sonrasında uygar toplumu da gören biri. Kendisi Ayrıkbölge'de dışlanıp yalnız kalan biriyken uygar toplumda ise asla yalnız kalamayan ve sonuç olarak iki toplum arasında sıkışan bir karakter. Onun aradığı, iki toplumda da bulunmamakta.
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,1bin okunma