Çağla Güler

Çağla Güler
@caglagulerr
İnsanların canlarını dişlerine takmak zorunda kalmadan yaşayabilecekleri bir yere hiç gelebilecek miyiz acaba?
Sayfa 250 - Sel Yayıncılık·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kendini zengin hissedebilmek için çeyrek milyon dönüme ihtiyaç duyuyorsa, demek için için kendini pek yoksul hissediyor. Bir kere de gönlü yoksul oldu mu, çeyrek milyon dönüm bile kendini zengin hissettirmez ona. Belki de ne yapsa kendini zengin hissedemiyor diye mutsuzdur.
Sayfa 254 - Sel Yayıncılık·Kitabı okudu
Bu dünyada doğruluğundan emin olduğum bir şey var, o da, kimse kimsenin hayatına karışmamalı.
Sayfa 276 - Sel Yayıncılık·Kitabı okudu
İnsan kendini neye mecbur hissediyorsa onu yapmak zorunda.
Sayfa 276 - Sel Yayıncılık·Kitabı okudu
İki erkek yan yana çömeliyorlar, kadınlarla çocuklar da dinliyorlar. Ey değişiklikten nefret eden, devrimden korkanlar, işte düğüm noktası burasıdır. Eğer o çömelen iki adamı birbirinden uzak tutabilirseniz mesele kalmaz. Onların birbirinden nefret etmesini, korkmasını, kuşku duymasını sağlayabiliyor musunuz? Sizin ürktüğünüz şeyin çekirdeği budur işte. Çünkü artık, “Toprağımı kaybettim,” sözü değişmektedir. Bir hücre bölünmekte, o bölünmeden de sizin korktuğunuz şey doğmaktadır. “Toprağımızı kaybettik.” Tehlike buradadır. Çünkü bir arada bulunan iki adam asla tek başına bulunan adam kadar yalnız ve şaşkın olmaz. Derken bu ilk “biz” sözünden, daha bile tehlikeli bir başka şey doğar: “Bende biraz yiyecek var”a karşı, “Bende hiç yok.” Eğer bunun sonucu, “Bizde biraz yiyecek var,” olursa, hareket başladı demektir. Bir yön kazanmıştır hareket. ... İşin başlangıcı burasıdır... “Ben”den “Biz”e geçiş.
Sayfa 186 - Sel Yayıncılık·Kitabı okudu