"Güzel mi yani? Daha mı tatlı küçücük küçücük evlerde ayrı ayrı yanan ocaklar? Başlarında tecrübeli, bilgili büyükleri olmayan yuvalarda çocuk yetiştirmek... Taze kadınlar evinin işini görürken beşiklerini sallayacak büyük analar bulunmayacak. Bu evlerdeki hayat daha mı tatlı? A benim güzel evladım, bir ocak yanar, üstünde kaynayan bir tencerede bir evin halkını doyuracak yemek pişer. Bütün ailenin çevresine dolandığı sofrada yenilen yemeğin tadı tek başına yenilenden daha mı lezzetsiz? Bereketi de başka. Bir sobalı evde toplaşmanın zevki, tek başına oturulan odalarda var mı? Sevgilerin aktarılması, o sıcacık odaların içindeki insanlarda daha kolaydır. Hem de bütün hayat daha ucuza yaşanırdı. Sonra, sonra sizler konaklarda doğan, konaklarda debdebe içinde büyüyen nice sultanlar bundan sonra hep böyle kulübe azmanı evlerde mi yaşayacaklar?"
Sayfa 203·Kitabı okuyor
Anı-Hatırat
Enis Paşa beş vakit namazında, Ramazan'da orucunda, dinine son derece bağlı ve saygılı bir kimseydi. Fakat güzelin de hayranıydı. Her zaman bir kıta okurdu. "Allah güzeldir, güzelleri sever". Musiki de güzeldi ve söylenmesi gerekirdi. Konakta yapılan fasılların tasavvuf musiki yanları da çok derindi. Her toplulukta icra edilirdi.
Sayfa 185·Kitabı okuyor
Anı-Hatırat
"Uzun yaşamak kaderin, anlamlı yaşamak ise senin elindedir."
Seneca
Seneca
Çiçek açmak sadece ağaçlara has bir şey değil; kıymeti bilinince insan da çiçek açar. Ne diyordu Cahit Zarifoğlu: “Kalbin kanatları varmış; sevince uçar, sevilmeyince göçermiş.”
Duygu ve Düşünce
İlk sevgilimin gülüşüne benzer Bir Nisan havası değil mi esen? Cahit Sıtkı Tarancı S. KOCA
S. KOCA
S. KOCA
Rahman ve Rahim olan adınla başladım yeni güne ey içimde kötü kazanca fırtına ve boranlara son veren cemaline kurban olduğum öyle bir hava estirki şu gülmeyen gözler aşkınla bahara dönsün
Din