ya da ölün sarılmadan birbirinize
mezarsız ve tersyüz edilmiş ölümlerle
yatağınızda denizde boğulur gibi
tarlanızda mahzene basılıp boğdurulur gibi
uykunuzda toprak altında kalır gibi
ve bohçalarınızı açamadan.
Ne baş örtüleri işlemişti genç kızlar
Nerede o başlarını yana eğip yıldınım gibi koşan çocuklar.
Ürkütülen hayvanlar evin besini tanrı emanetleri tarlalar
Şu dünyada yapacak o kadar çok işimiz, yüklenmemiz gereken o kadar çok sorumluluğumuz var ki, ufak tefek kırgınlıklarla, dünyevi menfaat çatışmalarıyla kaybedecek tek bir saniyemiz bile yok.
Kendime gelince ben kim oluyorum
Cevherim neyse nereden geliyor
Duvarların fayans çinko benzerleri
Kendime gelince
Gözlerini, cihan gözlerini
Ellerini kollarını parmaklarını
Göğsüme göğsüme, tam yüzüme
Uzatan eşya beyleri
Çanak çömlek
Varlığına vardığım hücre gece
Her yandan karanlıklar biçilir
Dikilir üstümüze..