"Kadınların bakışı, sakin gibi görünen korkunç bir dişli çarka benzer. Her gün rahatça, zarar görmeden, hiçbir şeyden şüphelenmeksizin yanından geçer durursunuz. Bir an gelir onun orada olduğunu bile unutursunuz. Gider, gelir, hayal kurar, konuşur, gülersiniz. Derken, birdenbire bakarsınız ki tutulmuşsunuz! Tamamdır artık. Çark sizi kapmış, bakış sizi yakalamıştır. Herhangi bir yerinizden, herhangi bir şekilde, düşüncenizin sürüklenen herhangi bir parçasından, herhangi bir dalgınlık anınızdan yakalamıştır sizi. Mahvoldunuz demektir artık. Çark sizi bütün varlığınızla içine çekecektir. Bir esrarengiz kuvvetler zinciri, sizi kıskıvrak sarar. Boş yere çırpınır durursunuz. Hiçbir insanın imdadınıza yetişmesi mümkün değildir. Dişliden dişliye, acıdan acıya, işkenceden işkenceye düşersiniz; siz, aklınız, servetiniz, geleceğiniz, ruhunuz... Ve zalim bir yaratığın ya da asil bir kalbin, artık hangisinin pençesine düşmüşseniz, bu müthiş makineden ya yüzünüz utançla çirkinleşmiş olarak ya da ihtirasla güzelleşmiş olarak çıkarsınız."