Ali Çalar

Ali Çalar
@calarali
Kitapsız gününüz olmasın.
Çevirmen
Lisans
Salzburg, Avusturya
Iğdır, 26 Ocak 1974
654 okur puanı
Mayıs 2018 tarihinde katıldı
"Yoksul genç ise, ekmeğini kazanmak için zahmet çeker; yemeğini yedikten sonra hayal kurmaktan başka yapacak işi yoktur. Tanrı’nın sunduğu bedava seyirlere gider, gökyüzüne, uzaya, yıldızlara, çiçeklere, çocuklara, içinde acı çektiği insanlığa, içinde mutluluk ışığıyla parladığı yaradılışa bakar. O kadar bakar ki insanlığa, sonunda ruhu görür, o kadar bakar ki yaradılışa, sonunda Tanrı görür. Hayal kurar ve kendisini büyük hisseder; daha çok hayal kurar ve kendisini şefkatli hisseder; ıstırap çeken insanın bencilliğinden, düşünen insanın merhametine geçer. İçinde hayran olunası bir duygu çatlayıp açılır: kendi nefsini unutmak ve bütün herkese acımak."
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"İhtiyarların güneşe olduğu kadar sevgiye de ihtiyaçları vardır. Sıcaklıktır bu onlar için."
"Çocuklarını sevmeyen babalar olabilir, ama torununu tapınırcasına sevmeyen dede olamaz."
"Yoksulluktan yana her şeye katlanmıştı; borç hariç her şeyi yapmıştı. Hiçbir zaman hiçbir kimseye bir metelik bile borçlanmamış olduğunu iftiharla düşünüyordu. Ona göre borç, köleliğin başlangıcı demekti. Hatta bir alacaklının bir efendiden bile beter olduğunu söylüyordu; çünkü bir efendi ancak insanın bedenine sahip olabilir, oysa bir alacaklı insanın haysiyetine sahiptir ve isterse bunu tokatlayabilir. Borç almaktansa yemek yememeyi tercih ediyordu. Aç geçirdiği pek çok gün olmuştu."
"Çünkü küçük mücadeleler içinde de birçok büyük iş yapılır. Zorunlulukların ve utançların kaçınılmaz saldırısına karşı kendisini karanlıkta adım adım savunan nice sebatkâr, meçhul kahraman vardır. Hiçbir gözün görmediği, hiçbir şöhretin ödüllendirmediği, hiçbir mızıkanın selamlamadığı, sır olarak kalan asil zaferler kazanılır. Hayat, felaket, yalnızlık, terk edilmişlik, fukaralık, kendine göre kahramanları olan savaş alanlarıdırlar ve bu karanlıkta kalan kahramanlar bazen ünlü kahramanlardan daha da büyüktürler."