Emin K., bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okuyor

Sosyal hayat şimdilik bir karmaşa halinde. Biz yılbaşı kutlaması yapıyoruz, bizi gâvur âdeti uygulamakla suçlayan komşularımız ise ganyan bayisidir.
Bu "Türk Muhafazakârlığı" üzerine çalışmak lazım. Yeterince kafa yorduğumuzu sanmıyorum.

Huzursuz Bacak, Mustafa KutluHuzursuz Bacak, Mustafa Kutlu
Gökhan Özkan, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi · 10/10 puan

İnsanın dünyadaki var oluş sebebi; idealleri, inançları ve fikirleri uğruna çalışmak, bu uğurda gayret göstermektir. Bu nedenle idealist insanlar; hiç bir ideali olmayan, dünyadaki her şeyi kendi menfaatleri ile değerlendirenlere göre ahlaki açıdan daha üstündür.

Haliç'te Yaşayan Simonlar, Hanefi Avcı (Sayfa 387 - Angora Yayıncılık)Haliç'te Yaşayan Simonlar, Hanefi Avcı (Sayfa 387 - Angora Yayıncılık)
Hilal, bir alıntı ekledi.
3 saat önce

8.1.1963 AKHERON
Zaten, tecrübelerin bar bar bağırmasına rağmen kaos’un sırtına mantık kaftanını giydirmeye çalışmak ayrı bir mantıksızlık.

Jurnal Cilt 1, Cemil Meriç (Sayfa 61 - İletişim Yayınları)Jurnal Cilt 1, Cemil Meriç (Sayfa 61 - İletişim Yayınları)
free eagle, bir alıntı ekledi.
4 saat önce · Kitabı okuyor

EMPATİ, eleştiri, övgü, kendi isteklerimiz, alışkanlık
"...savunduğum prensipleri her gün uygulamak bana da zor geliyor. Örneğin, yorgun olduğunuz bir anda karşımızdaki insanın bakış açısını anlamaya çalışmak yerine onu eleştirmek ve suçlu bulmak daha kolaydır. Çoğu zaman hataları bulmak, övgüye değer bir şeyler bulmaktan daha kolaydır. Diğer kişinin istekleri yerine kendi isteklerimizden söz etmek daha doğaldır ve bu böyle sürer."
(Not: Empati kurma alışkanlığını edinene kadar böyle devam edecek. Alışkanlık edinmek kolay değildir.)

Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme Sanatı, Dale Carnegie (Sayfa 21 - epsilon yayınevi)Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme Sanatı, Dale Carnegie (Sayfa 21 - epsilon yayınevi)
Şinka, Ermiş'i inceledi.
 5 saat önce · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitaba dair çok fazla inceleme var. Biliyorum ama ben de bir şeyler söylemek istiyorum :)

 Cibran eserini tam 4 yıl elinde tutmuş ve
"Emin olmak istedim, içindeki her sözcüğün kendimden verebileceğim en iyi sözcük olduğundan emin olmak istedim." diyor. Kitaptaki El Mustafa'ya ise " Kısaydı aranızdaki günlerim, konuştuğum sözler daha da kısaydı." diye söyletiyor. Evet, sözleri kısacıktı; peki ya söyledikleri, hissettirdikleri?..

Evrene dair tüm paragraflar sanki eritilmiş, haddeden süzülmüş  ve birer kelimelik damlalar halinde 54 sayfaya damlatılmış gibiydi. Rehberimiz olup aklımızın ucuna oturtuyor bizleri; ordan baktırıyor zihnimize.  Kavradığımızı sandığımız değerlerimize, benliğimize ve yaşamaya dair her ne varsa defalarca düşündürüyor, düşündürüyor, düşündürüyor...
 Yazar resimlerde çizmiş bu eseri için ama ben pek yorumlayamadım resimlerini, o da benim acizliğim.

Kitap, El Mustafa'nın kendisini doğduğu  adaya götürecek geminin gelmesiyle birlikte Orphalese halkının, ondan, gitmeden hakikatinden vermesini istemesiyle başlıyor. Ve söylenen hakikatler ile son buluyor. Hayata dair ne varsa soruyorlar sırasıyla: rahipler, yargıçlar, zengin bir adam, bebeğini göğsüne bastıran anne, çiftçi ve diğerleri.  O da hakikatinden mahrum bırakmıyor kimseyi.

El Mitra, El Mustafa'yı şöyle selamlıyordu:
 "Ey Tanrı'nın peygamberi, ey en yüce olanın talibi." Bu sözden onu peygamber olarak gördüklerini söyleyebiliriz.
Yazarın bir açıklanmasında ise bir tarafimda hz. İsa öbür tarafımda hz. Muhammed dediğine bakarsak iki peygamberden birini kastetmiş olabilir.
Karakterin isminin Mustafa olması, peygamberimizin olma ihtimalini arttırıyor. Ama
 "Aşk hem taç olur başınıza hem çarmıha gerer sizi."
hakikati ise direkt akla hz. İsa'yı getiriyor.  Genellikle de bu iki peygamberden birini kastettiği söylenmiş zaten.
Ancak El Mustafa'nın yolculuğa çıkmadan önce halkın istekleri ve söylediği hakikatler bana Zerdüşt'ü hatırlattı. Zerdüşt de kendi dininde bir peygamber ve halkına veda konuşması yaparak her konuda fikirlerini söylüyor ve sonra dağa çıkıyor. Bu iki benzerlik dikkatimi çekti. Mitra, Zerdüştlük dinine göre ahit, anlaşmadan sorumlu ilahi varlık olarak geçiyor. Kitapta da ilahi varlık diye bahsediyordu.
Belki de ben zorlayarak benzerlik kurmaya çalışıyorumdur, bilmiyorum.
Zevkle okudum ve ısrarla tavsiye ediyorum. Az sayfalı ama özü dopdolu bir kitap.  Birkaç alıntı yazıyorum ki benim söylemeye çalıştıklarımdan çok daha fazlasını söylesinler...
〰️
Çocuklara dair;
" Onlar gibi olmaya çabalayabilirsiniz ama onları kendinize benzetmeye çalışmayın. Çünkü geri geri gitmez yaşam, dün ile oyalanmaz."
〰️
Çalışmak üzerine;
"Ve aşk ile çalışınca kendinizi nefsinize  ve birbirinize ve Tanrı'ya bağlarsınız.

Peki aşk ile çalışmak nedir?
Kumaşı yüreğinizden çekilmiş ipliklerle dokumaktır, sevgiliniz giyecekmişcesine."
〰️
Zaman üzerine;
"Ve bilir ki, dün, bugünün anısından ve yarın, bugünün düşünden başka bir şey değildir. " (syf.34)
〰️
 evlilik; " Birbirinizi sevin fakat aşkı pranga eylemeyin:
bırakın ruhlarınızın kıyıları arasında dalgalanan bir deniz olsun aşk...

Ve birlikte  durun ama yapışmayın birbirinize: Çünkü ayrı durur tapınağın sütunları
 Ve birbirinin gölgesinde büyüyemez meşeyle servi." (Syf.8)
〰️
Konuşmaya dair;
"Ve konuştuklarınızın çoğunda, düşünce yarı yarıya katledilir.
Çünkü enginlerin kuşudur düşünce, kelimelerin kafesinde kanatlarını açsa da uçamaz." (Syf.33 )
〰️
Yokluk üzerine;
"Yokluk korkusu yokluğun bizzat kendisi değil midir?
Kuyunuz suyla doluyken susuz kalmaktan korkmak asıl giderilemez susuzluk değil midir?" (Syf. 10)

Kitapla ve en önemlisi sevgiyle kalın...

Esra, bir alıntı ekledi.
7 saat önce · Kitabı okudu

Kıymetini bilmeyenlere iyilik etmeye çalışmak budalalık zaten.

Leonardo'nun Yahuda’sı, Leo Perutz (Sayfa 102 - İş Bankası Kültür Yayınları, Nisan 2018, 2.basım, Çevirmen: Zehra Aksu Yılmazer)Leonardo'nun Yahuda’sı, Leo Perutz (Sayfa 102 - İş Bankası Kültür Yayınları, Nisan 2018, 2.basım, Çevirmen: Zehra Aksu Yılmazer)
Gogol, bir alıntı ekledi.
9 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Ben de bir tek vazifem olduğunu biliyorum, insan olmak ve çalışmak. İnsanlığın ötesinde bir vatanım yok benim, insanları öldürmek gibi bir isteğim, hırsım yok, bunların hepsini biliyorum.

Mecburiyet, Stefan Zweig (Sayfa 11)Mecburiyet, Stefan Zweig (Sayfa 11)
Ayhan Aksu, bir alıntı ekledi.
 10 saat önce · Kitabı okuyor

"Bak sen! Neden kadın elbiseleri satan bir dükkânda çalışmak istiyorsun?"
" Kadınları hep kadın elbiseleri içinde sevmişimdir."

Factotum, Charles Bukowski (Sayfa 44)Factotum, Charles Bukowski (Sayfa 44)