yalnız şehrin büyük kapısında
elim uzanmadı bu sefer
gördüğümdü ne de hissettiğim
perçinlemezmiş acı ayrılığı
soyulur baharın ıhlamur kokusunda
tüm yalanların kabuğu
yalnız gelip başa sararmış
ve kanı elimin
bir daha akar
yalın ayak gezen anılarmış
kalbimi üşüttüğümün gecesi
sen dahi gelmedin
nicesi sahillerin, kasabaların
taşlarla doldu
en büyük fazilet,
dalgaların tokadı oldu
yüzüme vuran
fakat ne yazık,
ezikliğini yaşadım
kedisi sahipsizliğin
bir büyük şehir kapısında
unuttum ellerimi,
o kasveti selamlayan
bakamadım gözlerine,
en sert tellerle
çevrili
hem
bir ben oldum yatılı misafiri
donuklaşmış acının
sığınağa inen merdiven,