• 'Çanakkale toprağının
    üstü cennet altı mezar
    kavga bitmiş mezarlarda
    kaynaş olmuş yiten canlar'
    Bülent Ecevit
    Sayfa 24 - İş Bankası Kültür Yayınları 4.Basım
  • 57'nci alay , düşmanın karaya ilk çıktığı gün ( 25 nisan 1915) Conkbayiri Mevkii'ne gelerek düşmanın ilerlemesini durdurmak için büyük kahramanliklar göstermiş ,bunu başarmış ,ancak subay ve erleri şehit olmuştur.
    Bu destanı savunma sebebiyle 57'nci Alay Sancağına; Altın -Gümüş Kılıçlı İmtiyaz, Liyakat Madalyalari Kılıçlı Mecidiye ve Osmaniye Nişanlari ile Türk Harp ve Demir Salip Müttefik Nişanlari takilmistir.
  • Kitabımız 12 bölümden oluşuyor. Bunlardan birisi geçen gün okuduğum Türk Sazı kitabını da kapsıyor. Yurdakul, burada aslında tüm şiirlerini toplatmış dersek; emekleri için aynı zamanda Türk Tarih Kurumu da kocaman bir teşekkürü hak ediyor. Türk Tarih Kurumunda öyle her önüne gelenin yayımının yapıldığını da söyleyemediğimiz gibi amacı milli bilinç ve bu topraklarda yaşayan, ülkesini seven insanlara birkaç duygu katmak olan bir yazarı da kolay kolay kimse geçiştiremezdi.
    1. bölümümüz ‘Türkçe Şiirler’ adından oluşup burada kimler yok ki? Önsözden başlayan, tanıtım yazılarıyla devam eden, Recaizade, Abdülhak Hamid, Sami, Rıza Tevfik, Fazli Necib gibi insanlara yazılan mektuplarla devam eden, resimlerle bezenmiş ve oldukça yalın anlatımlı şiirlerin birleştiği bölüm. İnsan buraya biraz hayranlık biraz şaşkınlıkla baktıktan sonra devam ediyor. Nasıl şaşırmayalım ki? Şimdiki dönemin uyduruk ‘Sanatçılarını’ bile görünce aklını kaybedip resim çekilmeye koşanları görünce o dönemin büyükleriyle mektuplaşmanın zevkini, hazzını, mutluluğunu bir düşünün. Yaşamak ne kelime, düşünmesi bile hoş…
    2. bölüm ise ‘Türk Sazı’ demiş, onu zaten ayrı bir kitap olarak değerlendirmiştik. Lakin yeniden hatırlatmak açısından şöyle bir verelim: #34600828
    3. bölüm ise tam bir Şahlanış Marşı gibi. Ey Türk Uyan! diyerek başlayan bu şiirimizde aslımız, nereden geldiğimiz ve içinde bulunduğumuz duruma karşı psikolojik bir var olma ve bunun yanında şanlı Atanın da dediği gibi ‘Ya İstiklal Ya Ölüm’ mantığını harekete geçirme fikrini görüyoruz. Gerçi nasıl görmeyelim? Aynı yüce şahıs (farkındaysanız isim kullanmıyorum, PRİM oluyor muuuuuuuuşşşşşşşş) benim bedenimin babası Ali Rıza, hislerimin Namık Kemal, fikirlerimin Ziya Gökalp dediğini düşünürsek; buradan bu şiirin de ne kadar mühim bir kitleye yazıldığını anlayabiliriz.
    4. bölüm Tan Sesleri, Yurdakul’un büyük dava arkadaşlarından Halide Edip yazısıyla başlıyor. Bu bölümde de dikkatimi çeken bir durum var. Tercih sizindir. Aç Bağrını Biz Geldik adlı ilk şiirde şu söz geçer. “Kurtarıcı Ordumuza ve Kahraman Başbuğuna” ve bu söz ne hikmetse TÜRK Tarih Kurumuna verilirken kaldırılmıştır. Yanlış anlama olmaması adına bunu Yurdakul mu kaldırdı yoksa TTK mı bilemiyorum. Zaten merak ettiğimde bu ithamın neden kaldırıldığı. Evet, oldukça mühim konular.
    5. bölüm de ‘Ordunun Destanı’ başlığını görüyoruz ki burada Çanakkale Kahramanlarımıza bir şiir yazılmış. Özellikle nakarat kısmında verilen şu satırlar beni çok etkiledi. “İleriye! Türkün alnı/ Yalnız Rabb’e secde eder/ Onun asil, hür vicdanı/ Tahtta hakan görmek ister. & İleriye! Gök, yer, deniz/ Baskınlarla inildesin/ Bizim erkek seslerimiz/ Her siperde, “Vur, kes!” desin.
    6. bölüm ‘Dicle Önünde’ başlığıyla adından da tahmin edilebileceği gibi Irak Ordusu için yazılmış. Hemen akabinde Hilali Ahmer kadınları için yazılan Hasta Bakıcı Hanımlar başlıklı şiiri de 7. bölümde görüyoruz.
    8. bölüm Turana Doğru başlığını taşıyor ve Turan’ın asil kızlarına ya da bilinen adıyla Asenalarımıza yazılan ve bestelenen şiirlerden oluşuyor. Tabi bunun yanında özellikle Kafkaslar ve Ruslar üzerinden sürdürülen şiirlerimiz de mevcut.
    9. bölüm İsyan ve Dua adını taşıyor. Burada Tan Sesleri bölümündeki Halide Edip yazısına bir cevap niteliğinde Halide Edip Hanıma bir şiir itham edilmiş.
    10. bölümde Aydın Kızları başlığını görsek de ilk şiir Yakup Kadri için yazılıyor. Milli Orduya yazılan bestemiz var ki alıntı paylaştım. Çok değerli bir sanatçımızın yaptığı şarkıyı da paylaştım ki o sanatçımızın şarkılarını da sevgiyle ve muhabbetle tavsiye ederim.
    11. bölüm ‘Ankara’ adına yazılıyor. Tabi konu Ankara olunca akıllara kim geliyorsa sayfalar dolusu anlatılamaz şiir de ona ithaf ediliyor.
    12. ve son bölümümüz de Dağınık Şiirler başlığı altında çeşitli zamanlarda yazdığı şiirlerinin toplandığı bir albümü oluşturuyor. Özellikle kitap boyunca çoğu şiirden sonra notalarını paylaşıp bir de o şiirlerini bestelemiş olması yönüyle Yurdakul için şair yerine Sanatçı kelimesini kullanmayı daha uygun buldum.
    Böylelikle güzel bir şiir kitabını daha geride bırakmış olduk. Cümleten keyifli okumalar, mutlu günler dilerim..
  • Ya Rabbi! Bizleri o şanlı dedelerimize layık bir nesil eyle! Bu mukaddes vatanı düşman ayakları altında çiğnetme! Milletçe birlik ve beraberlik içinde Sen'in rızanı kazanmayı cümlemize nasip eyle!..

    Amin...
  • Bu kitabı okurken; Mehmetçiğin savaşta bile düşman askerine olan merhametine şahit olacak, 276 kiloluk mermiyi kaldıran, Seyit Onbaşı'ya hayran kalacak, Nusrat Mayın Gemisinin, o boğazı düşmana dar eden ufacık bir geminin hikayesini okurken, gözyaşlarınızı tutamayacaksınız...

    Bu kitabı okurken, Çanakkale Destanı'na tanıklık edeceksiniz...