Bu şiiri yazan Ârif Nihat Asya, Allah rahmet eylesin, Mevlevî tarikatimizden idi. Mevlevî tarikatinde dervişlik makamına yükselmişti. Mevlevîlikte derviş olmak için binbir gün çile çekmek lazım, üç yıl filan... Ârif Nihat Asya sıradan insan değildi, Allah rahmet eylesin. Fetih Marşı:
Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;
Dağlardan çektirilen, kalyonlar çekilecek,
Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek,
Yürü, hâlâ ne diye oyunda oynaştasın?
Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın.
Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden...
Senin de destanını okuyalım ezberden...
Haberin yok gibidir taşıdığın değerden...
Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın...
Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın..!
Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini...
Göster: Kabaran sular nasil yikar bendini?
Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini
Su kırık abideyi yükseltecek taştasın;
Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın!
Bu kitaplar Fatih'tir, Selim'dir, Süleyman'dir.
Şu mihrap Sinanüddin, şu minare Sinan'dir.
Haydi artık uyuyan destanını uyandır!
Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın,
Kızım, sen de Fatihler doğuracak yaştasın!
Delikanlım, işaret aldığın gün atandan,
Yürüyeceksin... Millet yürüyecek arkandan!
Sana selam getirdim Ulubatlı Hasan'dan,
Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın,