Binlerce hatta milyonlarca insan arasından süzülen, bir imbikten geçirilen yaşamlar içinde, Yaradan’ın ona sadece birini özel kılan, onda başka hiç kimsede bulamadığını bulduran o özel yetiyi vermesi bir mucize değil de neydi?
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sonra yol sıra Füruzan’ı düşündü, onun güzel yüzünü, gözlerini, ellerini düşündü. İçini ferahlatan pürüzsüz sesini işitti kalbi yeniden. Yeniden doğduğunu hissetti. Sanki her şey silinmiş bir o kalmıştı yeryüzünde. Yer ile gök dürülmüş, sular çekilmiş, kâinat baştan yaratılmak için onu kuşanmıştı sanki.
"Güzellik, kâinatı yaratanın ruha giydirdiği eşsiz libastır,” dedi seyis. “Her ruh emsalsiz doğar, emsalsiz olan özeldir. Bir yakut, zümrüt ya da elması güzel yapan nadirattan olmasının yanında, toprağın derinlerinde muamma taşımasıdır.
"Dostum. İnsanın kalbi içindedir, kuşların kalbi ise dışında; ağaç dalında yahut bir evin saçağındadır. Kim ki dolaylı yahut doğrudan yuva yıkar, iki cihanda da hüsrana uğrar."