Can Metin

Can Metin
@canmetin
6 okur puanı
Temmuz 2024 tarihinde katıldı
Cahiliye Devri ve Hakk Ehli Üzerine
Sevgili arkadaşlar, genel olarak yanlış bilinen bir konuya değinmek istiyorum. Cahiliye Devri yani Cehalet Devri Orta Çağ gibi geçmişte kalmış bir devir değildir, bu geçmişte kalmış ve geçmişte yaşayan dinsel anlayışın yanlış kabulüdür. Muhammed Mustafa, döneminde halkına kendilerinin bir de ruh yönü bulunduğunu, aslında tam olarak o yönden müteşekkil olduklarını öğrettikten sonra, muhtemelen önceki içinde bulundukları hâle bu ismi takmışlardı. Yani Cahiliye Devri Muhammed geldiğinde ancak küçük bir azınlık için son buldu, bugün insanların çoğunluğu hâlâ kendilerini yalnızca bedenden ibaret kabul ederek ve bedenin dürtülerinin esiri olarak Cahiliye Devri içinde yaşamlarını sürdürme gayreti içindelerdir. 'Cahiliye Devri' Sokrates tarafından da mağara alegorisi dedikleri anlatıyla tarif edilmişti. Sokrates'in anlattığı o mağara, beden, daha doğrusu zihindir. Yani Sokrates'in anlatısı bir alegori, bir metafor değildi, hakikatin ta kendisiydi. Zaten ruh âlemini de İdealar Âlemi olarak tarif eden yine Sokrates'ten başkası değildi. Zira yüksek ihtimalle Sokrates de bir peygamberdi zaten. İşte insan biraz yüzünü bu dünyadan çevirip ruha yöneltse, Allah'ın peygamberlerinin farklı kelimelerle tarif ettiklerinin aynı şeyler olduğunu anlayabilir. Ne anlattığımı buradan tam hâliyle okuyabilirsiniz: Cahiliye Devri ve Hakk Ehli Üzerine insanveisleri.blogspot.com/2026/06/29-cahi... İyi okumalar dilerim.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bayramımız Kutlu Olsun
Sevgili kardeşlerim, hepimizin bayramı kutlu olsun. Muhammed Mustafa "Kardeş olun ey Allah kulları." diyor, olalım. Lakin şunu da bilelim, "kurban" gökten inen bir koç falan değildir; gökten inen koç yoktur. Koçlar gökten iniyorsa o güne kadar koyunlar nasıl üremiş? Habil koyun çobanı, ondan beri koyunlar nasıl o döneme kalkıp gelmiş? Kurban nefsi olan oğlunu bıçağın altına uzatan ruhtur. Gerçi söz konusu ayetlerde İsmail'in adı geçmez, fakat biz İsmail olarak biliriz, İsmail diyelim. Kurban İsmail'dir. İyilikleri, kardeşliği artıralım; elimizde bıçakla garibim hayvanların peşinde koşturmayı bırakalım. Canlılara kıymamak tüm inançlarda yer edinmiş ruhsal bir uygulamadır, bunu bilelim ve sadece bugüne özel değil, hangi gün olursa olsun et yemeyi azaltalım. Kurban Bayramı'nda aykırı gözükmek için hayvan kesmeyi bırakıp da diğer günlerde Burger King önünde sıra oluşturmayalım yani. Tekrar bayramımız kutlu olsun; dilerim hepiniz bayramı sevdiklerinizle geçiresiniz. Selametle....
Günah Keçileri Üzerine
Merhaba arkadaşlar... Bugüne kadar hep aynı konularla bizi kandırdılar. Bize birkaç kötü adam bellettiler, sanki geri kalan temizmiş gibi intiba yarattılar. Bu yüzden medyada nereye gözümüzü çevirsek hep aynı kötü adamlara denk geliriz: Hitler, Yezid, Ebu Cehil, firavun... Herkes bunlar üstüne bir şeyler karalar, edebiyat parçalar da kimse sormaz ki dünya bunların olmadığı dönemlerde neden aynı şekilde hatta bazen daha beter bok içinde yüzmüş. Nedeni var. Bunlar tamam, kötü adamlardır ama anlatıldığı gibi de değildirler. Bu kadar göz önünde durma sebepleri aslında günah keçisi seçilmiş olmalarındandır. Suç bunlara atılır, böylece toplumların günahları itinayla kendilerine yüklenir. Zaten bunlar ibretialem olarak işe yaramasa, 'kötü adam', 'villain' olarak kullanılmasa medyada işlenen konuların %90'ı yok olur gider. İşte bu yüzden dünya bunlara ihtiyaç duyar. Sonuçta bize 'kötü adam' olarak lanse edilenler o kadar da kötü değildir esasında. Bunlar şeytanlaştırma işlemine uğramıştır daha çok. İnsanlar bunları kullanarak rahatça günah işleme özgürlüğüne kavuşurlar. Bu yemi yutmamak gerek. Eleştirel düşünmeyi öğrenmek için: insanveisleri.blogspot.com/2026/04/28-guna...
Hakikat Bilgisi
Merhabalar... Bundan bir yıl kadar önce kitap yazdığımı ama herkes okuyabilsin diye hiçbir yere göndermeden bir blog'da ücretsiz yayınladığımı yazmış, burada link atmıştım. Uzun zaman sonra işten ayrılıp kendi içime ve işlerime dönme fırsatı yakalayınca tekrar kontrol edeyim, eksik kalan konuları da tamamlayayım istedim. Bunu burada paylaşıyorum, çünkü Yaradan'ın hoşnutluğunu arzu ediyorum ve bu nedenle de O'nun bana kısmet ettiği hakikat bilgisini insanlara yaymak istiyorum. Peygamberlerin, bizim din diye adlandırdığımız 'eve dönüş yolları', bu dünyaya ait olan insanlar tarafından üstüne örtü çekilerek yayıldı ve kabul gördü. Bunun pek çok sebebi var, kör inanç, menfaat ve başka sebepler... Yayanlar kendileri bilmiyor, bilmedikleri hâlde bilir gibi görünerek insanları kandırıyorlar. Kendileri kuyudalar, başka insanları da kuyuya çekiyorlar. Ne dindarlar ne de ateistler bu konuda doğru referans sağlıyorlar. Her iki zıt görünen tarafın da gerçeğe dair bir bilgisi yok. Çok kısaca özetlemek isterim: Esas olan ruhtur, Kuran'da anlatılan mucizeler dünyada hiç yaşanmadı, bunlar Muhammed Mustafa'nın ruhsal yolculuğuna ve oradaki tanıklıklarına dairdir. Kutsallık insandadır, üç dinin inanırlarının ısrar ettiği aksine taşlar kutsal değildir, ne ağlama duvarı, ne haç, ne de güneydeki. Kutsal olan Kâbe değildir, Mekke değildir, Muhammed Mustafa'nın kendisidir -daha doğrusu Muhammed Mustafa'daki varlıktır. Kutsal olan insandır, insan. Bunu demek yeterli. Bu ve bunun gibi hakikatleri lütfen okuyup yayalım... Selametle... Bahsettiğim konuya dair yazı: insanveisleri.blogspot.com/2026/02/26-peyg... Kitabın diğer bölümleri için: insanveisleri.blogspot.com/2025/04/sral-tu...
Şiir Yazdım
Bu masterpiece'i hepinizin beğenilerine sunuyorum sevgili şiir bölümü müdavimi arkadaşlar. Baktım millet yine ne şiirler döktürmüş Dedim ben de şiir yazayım şair olayım Edebi sanatlarla sözlere diz çöktürmüş Dedim ben de şiir yazayım şair olayım Şiirler yazayım, geçmesin vakit boşa Güzel şeyler karalasam da gitse hoşa Yeni word belgesini açtım coşa coşa Dedim ben de şiir yazayım şair olayım Fakat anlatacak hiçbir şey bulamıyorum Farklı sözler bulup yerine koyamıyorum Ne yazsam diye kimselere soramıyorum Dedim ben de şiir yazayım şair olayım İstemem mi romantik mısralar dökeyim Çiçeklere bakınca sevdiceğimi göreyim Ama biraz öküzüm herhalde, ne edeyim Dedim ben de şiir yazayım şair olayım Voltamı attım odada bir ileri bir geri Uğraştım biraz, sıraladım dörtlükleri Oldu mu söyleyin, ey şiirin efendileri Dedim ben de şiir yazayım şair olayım Şiirim oldu tamam, uyaklarım zengin Cahit Sıtkı Tarancı olur mu dengin Doksanlarda iyi şarkı yazardı Rengin
Şiir