Kitabın konusunun ilgi çekiciliği, yazarın akıcı dili ve değinilen 3 hikayenin derinliği güzel olsa da kitaptan genel itibari ile keyif alamadım. Muhtemelen zaten iyi ve kötünün ayrılmadığını, insanın içinde bir olduğunu ve o savaşı zaten her an kendi içinde verdiğine inanan biri olduğum için kitabın bana o konuda bir şey katmaması, basit bir hikaye okumama sebep oldu.
Kitap arkasında yazan köy halkının geçirdiği süreçlerin de eksik olduğunu düşünüyorum kitapta. Bunu sadece 1 hadi belki 2 kişide gözlemleyebiliyoruz. Beyan edilen etkiyi de alamadım böylelikle.
Oysa “iyilik” diye bir şey yoktur, ne korkakların yaşadığı yeryüzünde ne de bizi kötülükten korusun, diye ömür boyu kendisine yalvarabilmemiz için dünyayı düşüncesizce ıstırapla dolduran yüce Tanrı’nın cennetinde.
En kıymetli şaraplardan ve parfümlerden şişelerimizi doldurmalı, tek bahar çiçeğini bile görmeden geçmemeli, güller solmadan kendimize taçlar yapmalıyız.