Cansu Yıldırım

“Dışarıda” eleştirdiğim ve dönüştürmeye çalıştığım sistemi ne kadar içselleştirmiş olabileceğime dair ampul ilk kez o anda yandı kafamda.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çocuklukta aldığımız yaralar sonucu, zihnimizle sezgilerimizi bastırabiliyor ve sıkıştığımızı hissettiğimiz bir anda “kendimizi” terk edebiliyoruz. Kendini terk etmek ne demek? Birinin şefkatli mevcudiyetine ve şahitliğine, görülmeye ve duyulmaya yani bağlantıya en çok ihtiyaç duyduğumuz anlarda, bu ihtiyacı tetikleyen duygudan, deneyimden ve ihtiyaçtan uzaklaşmak; bunları görmezden gelmek; dikkatimizi bağımlılıklarımız ve alışkanlıklarımızla dağıtmak; kendimizi yemekle, işle, televizyonla, alışverişle, cinsellikle uyuşturmak. Halbuki tam o anda, o deneyimle kalıp, o çok ihtiyaç duyduğumuz ve sürekli başkalarından beklediğimiz şefkatli mevcudiyeti kendimize sunabilmek, kaçınma eğiliminde olduğumuz deneyimi kapsayarak “ o halimizle, o yaralı parçayla ilişkilenebilsek”, özgürleşmek istediğimiz pek çok kalıbın kökenindeki örüntülere dönüşebiliriz.
Yaşamda iki temel varoluş halinden bahsedebiliriz: “ yapma” ve “olma”. Yaşamın doğal akışında yapma ve olma devinimi birbirini takip eder; her ikisine de ihtiyacımız var. Sürekli yapma halini yüceltir, olma halini değersizleştirirsek, oyuna, tefekküre, dinlemeye ve dinlenmeye halimiz kalmaz ki benim deneyimimde şifanın, öğrenmenin, ilhamın ve yaratıcılığın açıldığı alan burasıdır. Olma haline izin verilmediği zaman, mevcudiyeti deneyimleyemeyiz ve yapma halinde kaybolabiliriz.
Kıyas yapma. Kendi hızına güven ve sürecine sadık kal. Çaldığın kapı açılmıyorsa, zorlama; bil ki başka bir kapı ardına dek açık seni bekliyor olabilir. Her zaman ama özellikle eşiklerde ve bir eşiği geçerken rüyalarına dikkat et. Şüphe, direnç, tereddüt, korku gelirse bunları hemen reddetme; bak bakalım sezgilerin ve içsel rehberliğin sana ihtiyacın olan bir bilgelik mi sunuyor. Dışarıdan öğrenilmiş ve alışkanlığın olan bir tepkisellik ise yaşadığın, acaba merakla biraz ötesine uzanabilir misin bu konfor alanının? Aşk diye atıldıklarına hemen tutunma, bak bakalım içten içe bir yoksunluk, bir açlık mı gözlerine perde indiren. Gönül gözünü açan ve perdelerini kaldıransa sevdiğin, kısmetine şükret. Haklılık, şikayet ve talep ise zikrin dikkat - kendini köşeye sıkıştırıyor olabilirsin; unutma yaşam sana değil, sen yaşama borçlusun. Herkesi ve her şeyi kendi haline bırak. Herkesin labirent deneyi kendine has.

Cansu Yıldırım

, bir kitap okudu
8/10
·256 syf.·
Beğendi
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2021 22:27
·
2021 9. kitabı