Cansu Yıldırım

Kafamda Bir Çöplük Var
Kafamda mezarlar var. Sözü bitmiş kendi bitmemiş hikayeler var. Öksüz kalmış, ötelenmiş, ötekileştirilmiş sesler var Dönüp dolaşıp beni tuzağa düsüren, donup dolasip icine dustugum delikler var. Bu böyleler, onlar öyledirler, sen busunlar var. Bana ait olmayan umutlar, hayaller, beklentiler var. Kafamda hayaletler var, gercek olmayan inançlar, icine hapsoldugum kaliplar var, zorla cakilmis civiler var. Sonu yazilmamis kitaplar, soylenmemis sarkilar, tutulmamis sozler var. Kafamda herkesi asip kesen, en çok da beni yargilayan yargiclar var. Kurbanlar var, gücünü suskunlugundan alan, çaresiz suclular var. Tutmayan hesaplar var, ödenmemiş borçlar, adı konulmamis korkular var. Zamansiz ihanetler, yüzlesmekten kacinilan yalanlar var. Platonik asiklar var, tutturan, sinirlari zorlayan, bir turlu olmamislar var. Kafamdaki coplukte yok yok. Her gün burayi toparlamak gerekir, çekidüzen vermek, itinayla tasnif etmek, temizlemek Kafamdaki çopluk gunun birinde mis kokulu bahcesine donusecek, biliyorum. Özgür ve şefkatli günlerin hayalini kuruyorum.
Sayfa 381·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Biz" kelimesi ilk kelime, bilinen ilk şey olamaz, olmamalıdır. Bu kelime insanların ruhuna "BEN"den evvel yerleşmemelidir.
Artık, insanlar arasından arkadaşlar seçeceğim. Ama arkadaşlar, köleler veya efendiler değil. Sevgimin temeli olan hürmetle bağlanacağız birbirimize, mecburiyetle değil. Gönlümün istemediğini yapmayacağım. Gönlümün istediğini seçeceğim ve seçtiklerimi sevip onlara hürmet etmesini bileceğim. Onların esiri, ne de hakimi olacağım. Onlara ne emredeceğim, ne de itaat.. Onlarla istediğim zaman, daha doğrusu karşılıklı arzularımız mevcut olduğu zaman ve arzularımızın devamı süresince, el sıkışacağız, el ele tutuşacağız, sevişeceğiz. Karşılıklı arzularımız mevcut olduğu zaman ve arzularımızın devamı süresince yan yana ve yalnız olacağız. İnanıyorum herkesin içindeki mabet dokunulmamış, lekelenmemiş olarak kalsın. Bırakın insanlar istedikleri elleri sevgi ve şiddetle sıksınlar, İnsanların mukaddes mabetlerinin kutsal eşiğinden içeri, onlara rağmen adım atmayın.
Kardeşlerime hiç bir şey borçlu değilim. Artık onlardan dilendiğim, talepkâr olduğum bir alacağım da yok. Hiçbirinden benim için yaşamasını talep etmiyorum ve bende hiçbirisi için yaşamıyorum. Hiçbirinin ruhunda gözüm yok ve artık hiçbiri benim ruhuma hasetle bakamaz. Onların düşmanı da dostu da değilim. Her biri hak ettikleri yerde duruyorlar içimde. Bildiğim tek şey varsa, o da sevgimi kazanmaları için, doğmuş olmalarının yetersiz olduğudur. Sevgimi hiç kimseye laf olsun diye, sebepsiz yere veremem. Şans eseri yanımdan geçen, yanımda duran, yanımda doğup yaşayan kimse onun sahibi olamaz. Ben sevdiğim insanlara sevgimle şeref veririm. Şeref ise kazanılması gereken bir şeydir. Bunun yolu da söyleneni düşünmek, istenileni söylemek, emredileni istemek, kısacası yaşamak için yerde sürünmeye rıza göstermek olmaz.
Ben
Burada, bu dağın tepesinde; oğullarım, ben ve seçtiğim arkadaşlarım yani toprağımızı ve kalemizi kuracağız. Burası; ilk başında kayıp, saklı ve güçsüz görünen fakat her gün atışları daha hızlanan kalbi olacak dünyanın. Ve ismi her köşesinden duyulacak. Yeryüzünde bütün yollar dünyanın en iyi kanını kapımın önüne getiren damarlar gibi olacak. Bütün kardeşlerim ve kardeşlerimin meclisleri bunu duyacaklar fakat bana karşı kudretsiz olacaklar. Ve nihayet; dünyadaki bütün zincirleri koparacağım, esir şehirlerini haritadan sileceğim gün gelecek. İşte o zaman benim evim, her insanın hür bir şekilde var olmak hakkına sahip olduğu bir dünyanın başkenti olacak. Ben oğullarım ve seçtiğim arkadaşlarım o günün gelmesi için savaşacağız. İnsan hürriyeti, insan hakları, insan hayatı, insan haysiyeti için çarpışacağız. Ve buraya, kalemin kapılarına, benim sancağım ve işaretim olan kelimeyi dünya üzerinden hiçbir zaman silinemez ve silinmeyecek. Çünkü kelime, üzerinde yaşayan insanlarla beraber dünyanın kalbi, manası ve haysiyetidir. Evet bu kutsal kelime: "BEN"
Sayfa 80