Hadi çık dışarı diyorum
Beraber kar oynayalım
Uzanalım boy boya
Sahil boyunca.
Kar taneleri üstümüze üstümüze yağarken
Bin bir tane yıldız parçası geçecek etimizden
Tüm soğukluğuyla.
Kefen beyazı bir yıldızlar örtüsü altında kalacağız
Derken,
Minik bedenim yıldız çarpmaları altında ezim ezim ezilecek
Son nefesini vermekte olan bir balık gibi
Yaşamak için son çırpınışlarımı verirken
ellerim seni bulacaklar
tam bulması gereken anda.
yaşam senin iki dudağının arasındaymış
o zaman daha iyi anlayacakmışım
düşen kuyruklu yıldız topları uğrarken sana
hangi havadan geçiyor ki
bu senin etrafındaki çember senin havan mı yoksa
havayı da mest edip kendine çektin değil mi
yıldız taneleri senin atmosferinde yollarını sapıtmışlar
besbelli
cezb halinde istemsizce tutuşarak
yakmışlar
bedenin de
böyle dumanlar içinde.
ancak bu kadar olur
ben artık hiç üşümeyeceğim anlaşılan
senin dudakların böyle alttan ısıtmalı mıydı hep?
yeni mi taktırdın?