Cansu Soylu

Cansu Soylu
@cansuffocate
Bir yıkıntı, rastlantı sonucu oluşmuş estetik bir nesnedir. Kuşkusuz, güzelleştirilmesi amaçlanmamıştır. Yıkıntı üretil­mez, ona bakım yapılmaz. Yıkıntı aşağıya, yığına yönelmiştir. En güzel yanı çöküşe karşı ayakta kalan bölümüdür. İşte senin anın o ayakta kalan bölüm, bedeninse aşağıdaki yığın. Haya­letin belleğimde dimdik ayaktayken, iskeletin toprağın içinde çürüyor.
Sayfa 10·Kitabı okudu
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yaşamın bir varsayımdı. Yaşlanıp ölenler bir geçmiş yığını­dır. İnsan onları düşününce, oldukları şey gelir gözünün önü­ne. Seni düşününce olabileceğin şey geliyor. Sen bir olasılık yığını oldun, hep öyle kalacaksın.
Sayfa 9·Kitabı okudu
Alıntı
“İçinde yaban hayvanlarının yaşadığı kara bir kule var. Kulede ne kapı ne de pencere bulunuyor. Kimsenin girmesine, çıkmasına izin yok. Kulenin en tepesinde bir kafes var. Kafesin parmaklıkları kemikten. Bu kafesin içindeki tutsak ruh güneşi görmeye çalışıyor. O kule benim bedenim, kafes ise kafatasım. Rahatlamak için türkü çağıran ruh ise benim, kendim. Ama rahatlayamıyorum. Yapayalnızım. Öldür beni!”
Der ki, içimizde bir ateş yanmaktadır, ve bu ateş bizi her an eritebilir. Yoksa, birdenbire ortadan kaybolan onca insan nasıl açıklanabilir?
Sayfa 85·Kitabı okudu
Alıntı
Rüzgarda savrulan ağaçlar gene de güneşe doğru dönerler; o da yaşamını bana doğru döndürse olmaz mıydı?
Sayfa 60·Kitabı okudu
Alıntı