Nasıl ki ölüme bir başarısızlık şeklinde değer biçiyorsak, ilişkilerin de sürmemeleri halinde başarısız olduğu hissine kapılırız. Tıpkı tek tamam ve başarılı hayat, doksan beş yıl sürmüş olan hayattır dememiz gibi, tek başarılı ve tamam ilişkinin de sonsuza dek süren ilişki olduğunu düşünürüz.
İnsanların sürekli, bozulup düzelen ilişkiler yüzünden kendilerini engellemiş hissetmeleri, bir nalbur dükkanında süt aramalarına benzer. Aynı rafların arasında kaç kez gidip gelirse gelsinler, hiç süt bulamayacaklardır.
Yürümeyen ilişkileri iki sebepten sürdürürüz. İlki bunların değişeceğini ummamız, ikincisi de bize her ilişkinin yürümesi gerektiğinin öğretilmiş olmasıdır.
Yakın ilişkideki insanlar genellikle aynı sorunları yaşarlar, ama ters biçimde. Sevgiyle mücadele ediyorsanız sevgiyle aynı sorunları olan birini çekeceksiniz demektir. Bir partner baskın olmaya çalışıyorsa, diğeri pasif olabilir. Biri bağımlıysa öteki kurtarıcı olabilir... Benzer, “tersi” biçimde benzeri çeker.
Hayatta bir yoldaş istemenin yanlış hiçbir yanı yoktur, ama sevgi dolu, keyifli bir ilişkiyi arzu etmek ile kendinizi tamamlamak için birine gereksinim duymak arasında bir fark vardır.