“İrena’nın gülüşü, benim için yeni bir devrin ilk harfiydi; bir milat, bir devrim. Onun dudaklarının köşesinde beliren o büyülü kıvrım, sonsuza kadar zihnime kazınan bir işaretti ve ben yalnızca ona aşık değil, bu gülüşün varlığını haklı kılan her şeye teslimdim.”