umut

umut
@cantatarbey
kitap dili ve edebiyatı
236 kütüphaneci puanı
550 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
Ne güzel şey hatırlamak seni: ölüm ve zafer haberleri içinden, hapiste ve yaşım kırkı geçmiş iken... Ne güzel şey hatırlamak seni: bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin ve saçlarında vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının... İçimde ikinci bir insan gibidir seni sevmek saadeti... Parmakların ucunda kalan kokusu sarduya yaprağının, güneşli bir rahatlık ve etin daveti: kıpkızıl çizgilerle bölünmüş sıcak koyu bir karanlık... Ne güzel şey hatırlamak seni, yazamak sana dair, hapiste sırt üstü yatıp seni düşünmek: filanca gün, falanca yerde söylediğin söz, kendisi değil edasındaki dünya... Ne güzel şey hatırlamak seni. Sana tahtadan birşeyler oymalıyım yine: bir çekmece bir yüzük, ve üç metre kadar ince ipekli dokumalıyım. Ve hemen
Sayfa 617
Reklam
Ne ben Sezarım Ne sen Brütüssün... Ne ben sana kızarım Ne de zatın zahmet edip bana küssün... Artık seninle biz, Düşman bile değiliz..
Sayfa 389
Erkek kadına dedi ki : - Seni seviyorum, ama nasıl, avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp parmaklarımı kanatarak kırasıya, çıldırasıya... Erkek kadına dedi ki : - Seni seviyorum, ama nasıl, kilometrelerle derin, kilometrelerle dümdüz, yüzde yüz, yüzde bin beş yüz, yüzde hudutsuz kere yüz...
Sayfa 386
"İsterdim ki ben, bir kitap bekçisi olayım camları güneşli bir kitap evinde. Duyduğum zevklerin en doyulmazıdır--- yıldızlı cenup denizlerinin alevinde sabahlar gibi sevilen bir kitap başında sabahlamak..."
Sayfa 368
Sen artık bu kitapta : noktalarıı virgülleri satırları taşımıyorsun. Sen artık bu kitapta koşmuyor bağırmıyor alnını kaşımıyorsun. Sen artık bu kitapta yaşamıyorsun.
Sayfa 340
Reklam