“Harley’in içinde endişe ve korkudan başka hiçbir duygunun ibaresi yoktu. Daha önce ne sevmiş ne de sevilmişti. Kimseden tam anlamıyla nefret edememiş, kızgınlıkları da hiçbir zaman uzun sürmemişti. Mutluluksa, bu duygudan o kadar uzun süredir mahrumdu ki yüzüne takındığı sahte gülümsemeden başka hiçbir şey çağrıştırmıyordu.”
“Dünyada hayatlarını güç ve itibar üzerine kurup içten gelen benliklerini kenara bırakanlar olduğu gibi, kalplerinden gelen sesi dinleyip kendini adayanlar da vardır ve kader, yaratılışın başından beri her zaman yüreğinin sesini dinleyenlerden yana olmuştur.”
Kitabı çok sevdim. Bu yeni bir yazar ve fantastik yazan Türk yazarları her zaman desteklemek için elimden geleni yapıyorum. Okurken sürekli yeni bir şeyler oluyor, mekan değişiyor ve oldukça akıcı devamını çok merak etmekteyim.
Kitap hakkında: Çok ırktan oluşan bir evrenimiz var. Melekler, insanlar, periler ve iblisler. Hepsinin kendi ırkına has yetenekleri ve güçleri mevcut. Safkan ırk protokolünün hüküm sürdüğü ve istenmedikleri bir dünyada doğan yüzlerce çocuk için kader, beraberinde getirdiği ölümden ibaretti. Bu 4 ırk bu protokolden sonra birbirlerine düşman olmuşlar ve kendi başlarının çaresine bakmaya çalışırlarken günden güne problemler artmaya başlar. Periler ve iblislerin liderleri bir evlilik ittifakına karar verirler ve herşey bu anlaşma ile başlar. Çok fazla spoiler vermek istemiyorum. Ama ben dünyası karmaşık olmasına rağmen herşeyi çok net kavradım ve gözümde canlandırdım. Karakterlerin her biri çok özel geldi bana ama favori karakterim Kai oldu. Umarım devamında Kai’yi daha fazla okuma ve detay öğrenme şansım olur