Milyonlarca halk bedenen, fikren ve ahlaken çürüyor fakat hiç kimse bu kokuşmuşluğu görmüyor! Herkesin koku alma duyusu bozulmuş veya herkes bu kokuşmuşluğa alışmış da bu durumu normal sanıyor. Fakat böyle mi olmalıdır?
- Sen o zamanlar ruh hastasıydın değil mi?
- Sen ne kadar hasta idiysen ben de o kadar hastaydım.
O zamanlar cahildim. Bir kere düşün! Kapkaranlık büyük bir evin içinde dolaşıyorsun. Yüzlerce odanın içinde çeşit çeşit şeyler var. Ama hiçbir ışık zerresi yok... El yordamıyla gidiyorsun. Elbette etrafındaki eşyalar kırılır. Hem başkalarının eşyalarını kırar döker hem de kendini yaralarsın.
İnsan böyle bir yerde kalınca deli mi, cani mi yoksa ışıktan yoksun bedbaht biri mi olur?