derimi ve küskünlüğümü sıyır., çünkü hayat kurban arar. çekirgenin üçüncü sıçrayışı ... acı büyükse bu bana
yakışır. ama sıradansın., ama vasatsın., ama elveda.
baksana, sana hiç gözyaşı hediye edildi
mi?
hayatın bittiği yerde nasıl durulur bilmiyorum. gururlu mu, cesaretsiz mi, yeniden doğacak gibi hırslı mı,öfkeli mi? nasıl durulur, durulursa ilk ne söylenir bilmiyorum. bildiğim, içimizde insanlık dileyen büyük bir parçanın yıllar boyunca yaralı ve kimsesiz kalacağı. nefretin ve sevginin ötesinde, anlamsızlığın ortasında
kalem uçlarına paslı iğnelerle dikilmiş yüzümüze bakıyorum. bu nasıl yazılır?
insan bir pinpon topuna, bir parça jelatine, taş zemini örten kilime, vaatlere, yalanlara, iç çekişlerine inanabilir. ve bir insan bütün bunlar için, belki sadece
biri için ölebilir ... kabul etmiyorum!!!
bir süredir kendimi hissetmiyorum. üstümdeki aşk kalkanlarından sıyrılmış gibiyim. ve şu kalkan, yerde
ölü bir at gibi yatıyor.
bir tekme vurup atamıyorum. belki artık bedenime bile dar gelir ...
nedense en çok bir ata yakışıyor bu hüzün.