Atatürk’e ve vatanıma borcum var diyerek Paris Gözlemevi’nde kalmayı reddeden Türkiye’nin ilk bilim kadınlarından Nüzhet Gökdoğan’ın ve Remziye Hisar’ın izinden.
“Biliyorum siz bu satırları okuduğunuzda
belki bir hastane yatağında yatıyor olacaksınız. Benim size söyleyeceğim son şey, yaşamda sevinçler kadar zorluklara ve acılara da yer olduğu. Sakın bir zorlukla karşılaştığınızda bunu içinizde büyütüp yaşamın hep zorluklardan ibaret olduğunu sanmayın. Kendi içinizdeki yaşam pınarları kurumadıkça her zaman yapılacak bir şey olduğunu, yaşama sıkı sıkı tutunmanın bizi koruyacağını unutmayın. Şimdi ben bu yazdıklarımla hepinizin arkadaşı oldum. Beni sakın unutmayın.”
“Günlüğümde birçok yerde yazdığım gibi
diyabet benim yaşama daha güçlü tutunmamı, zorlukları sabırla karşılama gücü bulmamı sağlamıştı. Yani diyabetimle baş ederken başka güçlüklerden yılmamayı öğrenmiştim.”
“Şimdiki gibi pratik kan testleri yokken, kanlarındaki şeker oranını ölçmek için idrar damlalarını ateşin üzerinde kaynatarak renk değişimlerini gözlemiş.”
“…insan bedeninin metabolik bellek adı verilen bir mekanizma olduğunu ve uzun bir süre kan şekeri dengesi iyi olanlarda bu iyi durumun koruyucu bir etkisi olduğunu anlattı.”