Atatürk’e ve vatanıma borcum var diyerek Paris Gözlemevi’nde kalmayı reddeden Türkiye’nin ilk bilim kadınlarından Nüzhet Gökdoğan’ın ve Remziye Hisar’ın izinden.
“İkimizden biri ölüm tehlikesiyle karşı karşıya gelirse, öbürünü öyle yoğun düşünsün ki, nerede olursa olsun öbürüne durumunu bildirebilsin…Anlaştık mı?”
“Sevdiğin insanlardan yavaş yavaş ayrılmak zehirdir; bıçak gibi kesip atmak ve yeniden insanın doğal ikliminde, yalnızlığın içerisinde yaşamak daha iyidir. Ama o yağmurlu şafakta arkadaşımdan bir türlü kopamıyordum. (Ancak bunun nedenini epey geç, ne yazık ki, çok geç anladım.) Onunla vapura binmiş, kamarasında sağa sola saçılmış valizlerinin arasına oturmuştum. Gözlerimi kırpmadan, ağır ağır bakıyordum ona, başka bir yöne odaklanınca sanki yüzünün ayırt edici özellik ve çizgilerini gözlemek istemistim - ışıl ışıl, turkuvaz gozlerini, tombulca genç yüzünü, o ince kurumlu tavrını ve hepsinden öte soylu, uzun ellerini.”
Dipnot: Yunancasıyla "Karagiozis" oyunu Yunanistan'da da günümüze dek oynana
gelmiştir. Ayrıca karagiozis sözcüğü gündelik dilde "uyanık geçinen şaklaban" anlamında da kullanılmaktadır. (Ç.N.)