"Avustralya, Birleşik Devletlerden onyedi saat ileridedir. Sözün tam anlamıyla, insan yarına uçuyor. Yolculuk boyunca kendime hep şöyle dedim: bu uçağın içindekiler yere indiklerinde, yarın dünyanın hâlâ sağlam ve dönmekte olduğunu bilecekler. Çünkü gitmekte olduğumuz ülkede, yarın olmuştu bile. Eski denizcilerin ekvatoru ve denizin üzerine çizilmiş olan ve zamanın başlangıcını gösteren o görünmez çizgiyi sağ salim geçişlerini büyük bir heyecanla kutlamalarına şaşmamak gerekir. Bugün bile böylesi bir kavram insanın zihninde yeni boyutlar açmaya yetiyor."
Her zaman için kendi kendine yeten, güvenli ve iyi eğitim almış bir kadın olan ben, ruhumun derinliklerinde yatan, yerkürenin bu tam aksi yönünde bulunan ülkeye bir yolunu bulup sızabilme hevesini beslemişimdir.
"Acıyı unut. Dikenleri mola verdiğimiz zaman çıkartırsın. Dayanıklı olmayı öğren. Dikkatini başka bir noktaya ver. Daha sonra ayaklarına bir çözüm bulacağız. Şu anda yapabileceğin bir şey yok. "